🪩 Manda Söğüt Dalına Yuva Yapmış Sözleri

Manda yuva yapmış söğüt dalına türküsünün sözleri ise şöyle: Manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman/. yavrusunu sinek kapmış gördün mü?/. Amanin yandım/. Amanin amanin amanin yandım/. Tiridine tiridine tiridine bandım/. Bedava mı sandın para verdim aldım/. Of-of/. Sabahleyin erken çifte giderken aman aman/. “Manda yuva yapmış söğüt dalına, yavrusunu sinek kapmış gördün mü” türküsü kadar fantastik olmasa da, sözkonusu zeytinyağlı türkü de sözleri itibariyle biraz garip Durduk yere bir insan neden zeytinyağlı yiyemeyip de basma fistan giyemediğini türkü yapsın ki Değil mi? Değil. Tiridine tiridine bandım. Bedava mı sandın para verip aldım. Tiridine tiridine tiridine bandım. Bedava mı sandın para verip aldım. Sabahınan erken çifte giderken. Öküzüm torbadan düştü gördün mü. Bağlantı. Manda yuva yapmış söğüt dalına. Yavrusunu sinek kapmış gördün mü. “manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman yavrusunu sinek kapmış gördün mü?” Manda yine yörenin önemli geçim kaynaklarından biridir. Sütünden, yağından ve gücünden faydalanılır. Ancak mandanın derisi tüysüz olup dış zararlılara karşı da korumasızdır. Salkımsöğüt dalları yerlere doğru yayılır. Mandayuva yapmış söğüt dalına amman amman Yavrusunu sinek kapmış gördün mü Amanin yandım Amanin amanin yandım Tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para verip aldım Tiridine tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para verip aldım. Sizce türküyü eğlenceli yapan sözler hangileridir? Niçin? ‘‘Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına’’ DEĞERLİ KÖYLÜLERİMİZ, Ağın ve Eğin yöremizin kültür değerlerine yönelik paylaşımlarımızda kaybolmakta olan ve ZehraBilir Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına Mp3 indir dur müzik yükle Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına dinle sözleri oku, Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına cepten mobil indir Mp3 indir müzik yükle şarkı listesi oluştur 9QiLjQp. Bu sayfada Tosya yöresine ait Tiridine Bandım türküsünün sözleri bulunmaktadır. Türkü Sözü Of oooof Hey HeeeySabahleyin erken çifte giderken amman ammanÖküzüm torbadan düşmüş gördün mü amanini yandımAmanini amanini amanini yandımTiridine tiridine tiridine bandımBedava mı sandın para vidim aldımOf oooof Hey HeeeyManda yuva yapmış söğüt dalına amman ammanYavrusunu sinek kapmış gördün mü amanini yandımAmanini amanini amanini yandımTiridine tiridine tiridine bandımBedava mı sandın para vidim aldımOf oooof Hey HeeeyAşağıda pınar güzellerin yoludur amman ammanTosya’da kuşağı ince belin gülüdür amanini yandımAmanini amanini amanini yandımTiridine tiridine tiridine bandımBedava mı sandın para vidim aldımOf oooof Hey HeeeyAşağıdan geliyor Türkmen koyunu amman ammanSelviye benzettim yarin boyunu amanini yandımAmanini amanini amanini yandımTiridine tiridine tiridine bandımBedava mı sandın para vidim aldımOf oooof Hey HeeeyAşağıdan geliyor al yeşil bayrak amman amanSen kimin yarisin her yanın oynak amman ammanAmanini amanini amanini yandımTiridine tiridine tiridine bandımBedava mı sandın para vidim aldımOf oooof Hey HeeeySabah erken ezan okurken amman ammanMüezzin minareden uçmuş gördün mü amanini yandımAmanini amanini amanini yandımTiridine tiridine tiridine bandımBedava mı sandın para vidim aldımOf oooof Hey HeeeyNeler geldi neler geçti felekten amman ammanUn elerken deve geçti elekten amanini yandımAmanini amanini amanini yandımTiridine tiridine tiridine bandımBedava mı sandın para vidim aldımDüğünlerde bağlantıdan sonra söylenirTiridine tiridine suyuna da bandımPara vidim aldım bedava mı sandınOğlan bizim kız bizimHalt bok yeme derviş tekkeyi bekle Türkünün Hikayesi Devamını Göster Oyun hakkında değişik rivayetler vardır. Birisinde bir sohbet esnasında iki aşık asında yarışma seklinde sözler meydana çıkmıştır, ikinci rivayet ise şudur "Eskiden Tosya halkı ticaret maksadı ile sürekli olarak saz dağını aşarak Çankırı tarafında "Öteyüz" denilen yöreye giderlermiş. Ekonomik ilişkilerinin yanında bu bölge ile sosyal ilişkilerde de gelişme görülür. Bu yüzden oyunda Karadeniz Bölgesinden ziyade İç Anadolu Bölgesi'nin etkisi görülür." Rivayetimiz şöyle "Aşığın biri Öteyüz'e giderken Fazlı isminde bir çobanla karşılaşır. Çoban orada sığır otlatmaktadır. Aşığı elinde saz ile görmüştür. Kendisi de yalnızlıktan canı sıkılmıştır. Aşığı yanına çağırır, kedisine bir şeyler çalmasını ister. Aşık pekala der, fakat aklına çalacak bir şey gelmez. Tam o esnada aşık vatandaşın birisinin öküzleri ile beraber çift sürmeye gittiğini görür." Bundan esinlenerek Sabahleyin erken çifte giderken, Öküzüm torbadan düşmüş gördün mü? Amanın Fazlım. Daha sonra sığırların içerisindeki mandaya gözü takılır. Manda yuva yapmış söğüt dalına, Yavrusunu sinek kapmış gördün mü? Amanın Fazlım. Dönüşte bir sohbet esnasında bu durumu dile getirir. Halk arasında hikaye şeklinde söylenir. Musiki Cemiyetinin kurulmasından sonra Hakkı Berber bu sözleri toplayarak bir araya getirir İsmail Okur Nayıpoğlu’da tiridine bandım nakaratını ekleyerek bestesini yapar. Mustafa Başefe Akçak ve arkadaşları da bunu oyuna dönüştürerek folklorumuza kazandırırlar. O günden bu güne çalınır, söylenir, oynanır. Ersin Ekentok Açıklama 1 Manda serin yeri seven ve sürekli su içinde kalmaktan hoşlanan bir hayvandır. Dolayısıyla suyun çok olduğu yerde söğüt çok güzel yetişir ve serpilir. Söğüt ile manda arasında ortak yan sudur. Mandanın olduğu yerde söğüt de bol bulunur. Mandanın derisi kalın olduğu için sinek mandanın derisine diş geçiremez. Ama yavrusu için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Manda yavrusunun derisi henüz çok taze ve ince olduğu için sinekler mandaya değilde yavrusuna hücum eder. Yani; Manda yuva yapmış söğüt dalına Yavrusunu sinek kapmış gördün mü Açıklama 2 Bir kişi karşı cinsten birisine aşık olur. Ama tek taraflı bir sevgi bu. Halbuki karşıdakinin başka bir sevdiği vardır. Onunla evlenmek ister. Bir türlü onu ikna edemez ve yapar türküsünü; Öyle ya ona göre sevgilisinin aşığı kaba saba manda gibi birisidir. Sevdiği ise söğüt dalı gibi ince ve narin. Açıklama 3 Türkü yapıcı bir mizah yapmıştır. Çünkü, manda gibi ağır ve hantal bir hayvan kuş gibi çıkıp söğüt dalına yuva yapamaz. Sinek denilen o küçücük haşerat ise manda yavrusunu yiyemez. Sayfa Bilgisi Kaynak KişiYöre Ekibi Sayfa Gösterimi6402 Oylama 6 kişi oyladı Oy Ver 1 2 3 4 5 Yorumlar AYSEGUL - 10 Mart 2012 ÇOK GZL Bİ TRK Yorum Yaz Tosya Türküleri Beyler Bahçesi, 1909 ziyaret Çarşambadır Çarşamba, 2597 ziyaret Değirmenci, 3125 ziyaret Manda Yuva Yapmış Tiridine, 5525 ziyaret Ördek Suya Dal Da Gel, 1758 ziyaret Ortak Benim Hakkımı Yeme, 2194 ziyaret Tosya'dan Geliyor Pirinci, 2165 ziyaret Daha Fazla Türkü Sözü Türküye Göre A, B, C-Ç, D, E, F, G, H, I-İ, J, K, L, M, N, O-Ö, P, R, S, T, U-Ü, V, Y, Z Yöreye Göre A, B, C-Ç, D, E, F, G, H, I-İ, J, K, L, M, N, O-Ö, P, R, S, T, U-Ü, V, Y, Z Sitemizde ücretsiz-bedava mp3 download linkleri bulunmamaktadır. Internetten MP3 indirmek yerine sanatçıların albümlerini satın alarak onlara destek olunuz. Siteye şarkı sözü eklemek için bizimle iletişime geçebilirsiniz... © 2014 - 2021 Türkü Sitesi bir Web Sitesi projesidir. Çoğu kez güldürmek, güldürürken düşündürmek, yermek, övmek, eğlenmek, dalga geçmek, gönderme yapmak için yapılan Hiciv Sanatı; Halk Kültüründe Halk Şiiri Halk Türküleri, Fıkralar, Bilmeceler, Tekerlemeler, Destanlar, Hikayeler, Atışmalar Günlük konuşmalar,Şakalar gibi bir çok alanda sıkça kullanılmaktadır. Halk Şiiri ve Türkülerde anlatım bazen çok açıktır,söylenmek istenen açık ve net bir dille anlatılmıştır. Eşeği saldım çayıra Otlaya karnın doyura Gördüğü işi hayıra Yoranında avradını Kazak Abdal Telli sazdır bunun adı Ne ayet dinler ne kadı Bunu çalan anlar kendi Şeytan bunun neresinde Aşık Dertli Çağımızın en büyük ozanlarından olan Aşık Veysel Raşit çoktur adın gibi Hiçbir tat yok tadın gibi Yontulmadık odun gibi Uzatmışsın boy Raşit demiştir Ruhsati ise Babanı katmam sayıya Özün benzettim ayıya Kendi eştiğin kuyuya Düşesin Seyit Efendi diyebilmiştir. Bu ve bunun gibi bir çok örnekte ; kendilerini küçük gören ,aşağılayan kişilere Hiciv ile verilen cevaplarda bir yerme söz konusudur. Türk Halk Müziğinin Hiciv ustalarından Şemsi Yastıman; “Türk’ü anlamak için Türkü dinlemek gerek” sözü ile bir cümleye dört anlam sığdırabilme ustalığının yanı sıra “Meslekler Destanı” nda ise saz çalıp türkü söylemesinin nedenlerini,hiçbir meslekte dikiş tutturamamasını sayfalar süren destanında çalıp söyleyerek hicvetmiştir. Destan dan Bir örnek Üfürükçü oldum önce kendim çıldırdım Müezzin oldum cemaati yıldırdım İmam oldum yanlış namaz kıldırdım İşten el çektirdiler vaaz ile Görüldüğü gibi bu örneklerde açık bir anlatım vardır. Bazen da karşısındaki överken yerilmiş, cahil yerine konulmuştur. Bilmediği farklı anlam taşıyan kelimeler kullanılmıştır Fahr-i alemsin ve lakin fa sı yok Gevher-i kaansın ve lakin ra sı yok Dilerim haktan bunu ruz-u şeb Sana bir merkeb vere kim ba sı yok Anlatılan kısaca şu Alemlerin efendisisin lakin – fa –sı olmayınca geriye” har “kalıyor yani alemlerin eşeğisin deniliyor. Mücevher kutususun değerlisin lakin- ra- sı olmayınca geriye gevh yani” kene”kalıyor İnsanların kanını emiyorsun Dilerim bunu haktan gece gündüz ruz-u şeb Merkeb in ba-sı olayınca geriye- merk –yani ölüm kalıyor. Dilerim haktan tez zaman da ölesin denilmekte ve içersinde gizli anlamlar bulunmaktadır. Halk şiirinde Hicvin içersinde “Bilip de bilmemezlik den gelme” veya “Olmazı oldurma “başlıkarıyla anlatılan türlere de sıkça zaman zaman tasavvuf-i konuları da içine almıştır. Büyük tasavvuf şairi Yunus Emre den birkaç örnek Bir sinek bir kartalı Kaldırdı vurdu yere Yalan değil gerçektir Bende gördüm tozunu - Balık kavağa çıkmış Zift turşusun yemeğe Leylek goduk doğurmuş Baka şunun sözüne - Bir serçenin kanadın Kırk kağnıya yüklediler Kırk çift dahi çekemedi Şöyle kaldı koşulu - Öküz taşın üstünde Taşı balık götürür Balığı götüren su Bünyadın yelden kodu - Yunus bir söz söyledi Hiçbir söze benzemez Cahiller kazamazlar Hiç ilmin kuyusunu - Kaygusuz Abdal da da bir çok örnek vardır bunlardan bazıları Kaplu kaplu bağalar kanatlanmış uçmağa Kertenkele derilmiş diler kirim geçmeğe Kelebek ok yay almış ava şikara çıkmış Donuzları korkutur ayuları kaçmağa - Ergenenin köprüsü susuzluktan bunalmış Edirne minaresi eğilmiş su içmeğe - Kaz destanından birkaç satır Bir kaz aldım ben karıdan Boynu da uzun borudan Kırk abdal kanın kurudan Kırk gün oldu kaynadırım kaynamaz Sekizimiz odun çeker Dokuzumuz ateş yakar Kaz kaldırmış başın bakar Kırk gün oldu kaynadırım kaynamaz Kaygusuz Abdal n’idelim Ahd ile vefa güdelim Kaldırıb postu gidelim Kırk gün oldu kaynadırım kaynamaz Bu destanın benzerini dedem avcı hikayesi olarak anlatır, hikayenin arasında da destandan beyitler söylerdi. Bu destanda olmayan fakat dedemlerin söylediği birkaç beyit vardır. Bir tanesi şöyledir Altından ataş yaktı Üstünden güneş yaktı Kaz kaldırdı boynun baktı Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz Gelelim “Manda yuva yapmış söğüt dalına “türküsüne Türküler eleştirilmek istendiğinde sözleri anlamsız bulunduğunda hep bu türkü dile ki ; yöresel kültür, dil, türkünün ne amaçla yapıldığı neyi anlattığı bilinmiş olsa eleştirenler herhalde başlarını öne eğerdi Türkü Kastamonu’nun Tosya ilçesinden derlenmiştir. Bende Kastamonuluyum. Çocukluğumdan beri duyduğum bildiğim şekli ile yörede okunan sözleri şöyledir Of-of- Manda yuva yapmış söğüt dalına –aman aman Yavrusunu sinek kapmış gördün mü Amanin yandım. Amanin amanin amanin yandım Tiridine tiridine tiridine bandım Bedavamı sandın para vedim aldım Of-of- Sabahlayin erken çifte giderken-aman aman Öküzüm torbadan düştü gördün mü Amanin yandım Bağlantı Of-of- Sabah ezanını okurken-aman aman Müezzin minareden uçtu gördünmü Amanin yandım Bağlantı Bu türkü TRT repertuarına “ Aşağıdan geliyor Türkmen koyunu” Kıtası ilavesi ile girmiştir. Bunun nedenleri ayrı bir konu başlığıdır. Türküde anlatılmak istenilenin ne olduğunun anlaşılabilmesi için hem türkünün çıkış nedeni hem de yöresel özelliklerinin bilinmesi gerekmektedir. Yöre dili ve anlatımı yöresel kültür çok önemlidir. Bizce çok bilinen bir kelime yörede farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Örneğin ”Handan” Hoş neşeli, güler yüzlü anlamında bir bayan ismi olarak bilinmesine rağmen ,handan yörede aşağılayıcı küfür niteliğinde bir sözdür. Mayıs bir ay adı olmasına rağmen yörede taze tezek için Türkünün hikayesine gelince Dönemin beyi tarafından halk ozanlarının yönetim aleyhine söz söylemeleri yasaklanmıştır. Bu yasağın yanı sıra saz çalıp türkü söyleyen ozan a bir eğlencede kendilerine türkü çalması emrivakisi yapılmış,bir kenara da önüne kuru ekmeklerden oluşan yemek konmuştur. Bu ortam da bu türkü nün çıktığı söylenmektedir. Ozan da kendisine yapılan bu haksızlığı onlarla dalga geçerek dile getirmiştir. Şöyle ki Tosya bilindiği gibi pirinci ile tarlalarının sürülmesinde kullanılan Manda yazın sıcağında göletlere yatarak az kıllı olan derisini hem serinletmek hem sineklerden korumak amacıyla çamura bular. Bunun içinde göletlerin ve çeltik tarlalarının kenarlarında bulunan ve dalları da suyun içine kadar uzanan salkım söğütlerin dalları üzerine ,gölgesine yatar .İşte mandanın söğüt dalına yuva yapması budur. Yavrusunu Sinek Kapması da yavrunun sinek tarafından yörede kapmak sözü ısırmak anlamındadır. "Köpek kapar" gibi. Ayrıca “cız tutmak” diye bir deyim vardır. Bir tür sineğin hayvanların kuyruk altlarına girip ısırması ile oluşan ve hayvanı delirten oradan oraya sıçratan bir olaydır. Ardından “gördünmü” sözcüğü ile türküye devam edip akıl almaz olayların olduğunu vurgulayıp alay etmektedir. İkinci kıtadaki “Öküzün torbadan düşmesi iseÖküzlerin hem yemlenmesi , ekine zarar vermemesi hemde zaman kazanmak için boyunlarına takılan yem torbasının öküzün boynundan çıması ve öküzün yemeden içmeden kesilmesi anlamını taşır. Üçüncü kıtadaki müezzinin minareden uçması da erenlere karışması ermesi anlamındadır. Bağlantı bölümünde de tirit yemeğini emeği karşılığı hak ettiğini anlatıyor. Tirit kuru ekmekleri sıcak su ile ıslatılarak yapılan bir yöre iyi olanlar et suyu soğan ve kıymada ilave edebilirler. Türkü baştan sona içinde doğruları anlatan fakat ilk bakışta anlamsız gibi görünen Bir ifade taşımaktadır. Ozanın ince zekası hiciv sanatının çok güzel bir örneğini sunmuştur. Özellikle farklı anlam taşıyan kelimeler seçilmiş ;kendine yapılan haksızlığa onlarla alay ederek “eylenerek” dalga geçerek cevap verilmiştir. Ayrıca Türkü melodik açıdan da çok zengindir. Hoş ritmik bir yapısı vardır .Bu nedenle üç kuşak Halk Müziği sanatçıları tarafından Repertuarlarına alınmışlar ve kasetlere okumuşlardır. Zehra Bilir, Belkıs Akkale ve Kubat bu sanatçılara örnektir. Türküler Dolusu Sevgiyle Dostlukla Not Bu yazı "yöresel anlatım içersinde Hiciv sanatının uygulanması ve Manda yuva yapmış Söğüt dalına gerçeği" başlığı altında Müzikte Temsil & Müziksel Temsil 6-7-8 ekim 2005 İstanbul Uluslararası Sempozyumunda tarafımdan bildiri olarak sunulmuştur. * Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Sanatçı Öğretim Görevlisi Söğüt dalına manda yuva yapar mı? yapaR Türküler eleştirilmek istendiğinde, sözleri anlamsız bulunduğunda genellikle örnek gösterilen "Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına" adlı türkünün şifreleri çözüldü... Türküler eleştirilmek istendiğinde, sözleri anlamsız bulunduğunda genellikle örnek gösterilen "Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına" adlı türkünün baştan sona doğruları anlatan, ilk bakışta anlamsız gibi görünse de ozanın ince zekâsıyla hiciv sanatının çok güzel örneğinin sunulduğu bir eser olduğu bildirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Sanatçı Öğretim Görevlisi İrfan Kurt, "Halk kültüründe hiciv ve 'Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına' gerçeği" adlı makalesinde bu türkünün anlamını irdeledi. Türkünün Kastamonu'nun Tosya ilçesinden derlendiğinin hatırlatıldığı makalede, türküde anlatılmak istenenin ne olduğunun anlaşılabilmesi için, hem türkünün çıkış nedeninin hem de yöresel özelliklerin bilinmesi gerektiği vurgulanıyor. "KURU EKMEĞE TEPKİ" Makalede, türkünün hikayesi şöyle anlatılıyor "Dönemin beyi tarafından halk ozanlarının yönetim aleyhine söz söylemeleri yasaklanmıştır. Bu yasağın yanı sıra saz çalıp türkü söyleyen ozana bir eğlencede kendilerine türkü çalması emrivakisi yapılmış, bir kenara da kuru ekmeklerden oluşan yemek konmuştur. Bu ortamda bu türkünün çıktığı söylenmektedir. Ozan da kendisine yapılan bu haksızlığı onlarla dalga geçerek dile getirmiştir." MANDA SÖGÜT DALINA NASIL YUVA YAPTI? Bazı kişiler tarafından saçma bulunan 'manda yuva yapmış söğüt dalına' sözlerinde anlatılmak istenen ise şöyle ifade ediliyor "Tosya bilindiği gibi pirinci ile ünlüdür. Çeltik tarlalarının sürülmesinde kullanılan manda yazın sıcağında göletlere yatarak az kıllı olan derisini hem serinletmek hem sineklerden korumak amacıyla çamura bular. Bunun için de göletlerin ve çeltik tarlalarının kenarlarında bulunan ve dalları da suyun içine kadar uzanan salkım söğütlerin dalları üzerine, gölgesine yatar. İşte mandanın söğüt dalına yuva yapması budur." 'Yavrusunu sinek kapması' ifadesinin de yavrunun sinek tarafından ısırılması anlamı taşıdığının belirtildiği makalede, çünkü yörede 'kapmak' sözünün ısırmak anlamında kullanıldığı, bir tür sineğin hayvanların kuyruk altlarına girip ısırmasının hayvanı delirten ve oradan oraya sıçratan bir olay olduğu belirtiliyor. TÜRKÜDEKİ SÖZLER VE ANLATILMAK İSTENENLER Ardından "gördün mü?" sözcüğü ile türküye devam edip akıl almaz olayların olduğunu vurgulayıp alay etmek amacı taşıdığının kaydedildiği makalede, türkünün anlamı hakkında şu bilgiler veriliyor -İkinci kıtadaki 'Öküzün torbadan düşmesi' ise öküzlerin hem yemlenmesi, ekine zarar vermemesi, hem de zaman kazanmak için boyunlarına takılan yem torbasının öküzün boynundan çıkması ve öküzün yemeden içmeden kesilmesi anlamını taşır. -Üçüncü kıtadaki müezzinin minareden uçması da erenlere karışması, ermesi anlamındadır. -Bağlantı bölümünde de tirit yemeğini emeği karşılığı hak ettiğini anlatıyor. TÜRKÜ BAŞTAN SONA DOĞRULARI ANLATIYOR Türkünün baştan sona içinde doğruları anlatan fakat ilk bakışta anlamsız gibi görünen bir ifade taşıdığının belirtildiği makalede, türküde ozanın ince zekası ile hiciv sanatının çok güzel bir örneğini sunduğu belirtiliyor. Türküde, özellikle farklı anlam taşıyan kelimeler seçildiğinin, kendine yapılan haksızlığa onlarla alay ederek, dalga geçerek cevap verildiğinin anlatıldığı makalede, ayrıca türkünün melodik açıdan da çok zengin ve hoş ritmik bir yapısının bulunduğuna dikkat çekilerek, bu nedenle üç kuşaktır halk müziği sanatçıları tarafından okunduğu vurgulanıyor. TÜRKÜNÜN SÖZLERİ Manda yuva yapmış söğüt dalına türküsünün sözleri ise şöyle Manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman/ yavrusunu sinek kapmış gördün mü?/ Amanin yandım/ Amanin amanin amanin yandım/ Tiridine tiridine tiridine bandım/ Bedava mı sandın para verdim aldım/ Of-of/ Sabahleyin erken çifte giderken aman aman/ Öküzüm torbadan düştü gördün mü?/ Amanin yandım/ Of-of/ Sabah ezanını okurken-aman aman/ Müezzin minareden uçtu gördün mü?/ Amanin yandım Sorular Hayvanlar Söğüt Dalına Manda Yuva Yapar mı, Yaparsa niye yapar? CEVAPLA CEVAPLAR Aslında yapar, uzun zaman evvel araştırmıştım ben . Türkünün sözleri gayet anlamlı ve gerçek. Kastamonu ağzıyla söylenmiş ve hikayesi olan bir türkü. Hikayesine geçmeden önce akılalmaz gibi görünen sözlerini özetleyeyim. Kastamonu özellikle Tosya pirinci ile meşhur malum, çeltik tarlalarının sürülmesinde kullanılan mandalar yazın sıcağında göletlere yatarak az kıllı olan derisini hem serinletmek hem sineklerden korumak amacıyla çamura bular. Bunun içinde göletlerin ve çeltik tarlalarının kenarlarında bulunan ve dalları da suyun içine kadar uzanan salkım söğütlerin dalları üzerine ,gölgesine yatar. İşte mandanın söğüt dalına yuva yapması budur. Yavrusunu sinek kapması da yavrunun sinek tarafından yörede kapmak sözü ısırmak anlamındadır. Köpek kaptı gibi. Türkünün nakaratını oluşturan tiridine bandım kısmı ise hikayesiyle ilgili, tirit Kastamonu yöresinin kuru ekmek su ve kıyma ile yapılan meşhur yemeği. Hikayeye göre yörenin beyi ozanlara yönetin hakkında söz söyleyip hiciv yapmalarını yasaklar, ozan buna ziyadesiyle içerlemiştir, üstüne üstlük bir eğlencede çalıp söylenmesi emrivakisiyle karşılaşınca bu türküyü söyler. En komik kısmı ise gördün mü diyerek alay etmesidir. onun sebebi farklı onunda siz araştırıverin Hayvanlar kategorisindeki diğer sorular Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına Türküler eleştirilmek istendiğinde, sözleri anlamsız bulunduğunda genellikle örnek gösterilen ”Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına” adlı türkünün baştan sona doğruları anlatan, ilk bakışta anlamsız gibi görünse de ozanın ince zekâsıyla hiciv sanatının çok güzel örneğinin sunulduğu bir eser olduğu bildirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Sanatçı Öğretim Görevlisi İrfan Kurt, ”Halk kültüründe hiciv ve Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına’ gerçeği” adlı makalesinde bu türkünün anlamını irdeledi. Türkünün Kastamonu’nun Tosya ilçesinden derlendiğinin hatırlatıldığı makalede, türküde anlatılmak istenenin ne olduğunun anlaşılabilmesi için, hem türkünün çıkış nedeninin hem de yöresel özelliklerin bilinmesi gerektiği vurgulanıyor. ”Kuru ekmeğe tepki”- Makalede, türkünün hikâyesi şöyle anlatılıyor ”Dönemin beyi tarafından halk ozanlarının yönetim aleyhine söz söylemeleri yasaklanmıştır. Bu yasağın yanı sıra saz çalıp türkü söyleyen ozana bir eğlencede kendilerine türkü çalması emrivakisi yapılmış, bir kenara da kuru ekmeklerden oluşan yemek konmuştur. Bu ortamda bu türkünün çıktığı söylenmektedir. Ozan da kendisine yapılan bu haksızlığı onlarla dalga geçerek dile getirmiştir.” Manda Söğüt dalına nasıl yuva yaptı? Bazı kişiler tarafından saçma bulunan manda yuva yapmış söğüt dalına’ sözlerinde anlatılmak istenen ise şöyle ifade ediliyor ”Tosya bilindiği gibi pirinci ile ünlüdür. Çeltik tarlalarının sürülmesinde kullanılan manda yazın sıcağında göletlere yatarak az kıllı olan derisini hem serinletmek hem sineklerden korumak amacıyla çamura bular. Bunun için de göletlerin ve çeltik tarlalarının kenarlarında bulunan ve dalları da suyun içine kadar uzanan salkım söğütlerin dalları üzerine, gölgesine yatar. İşte mandanın söğüt dalına yuva yapması budur.” Yavrusunu sinek kapması’ ifadesinin de yavrunun sinek tarafından ısırılması anlamı taşıdığının belirtildiği makalede, çünkü yörede kapmak’ sözünün ısırmak anlamında kullanıldığı, bir tür sineğin hayvanların kuyruk altlarına girip ısırmasının hayvanı delirten ve oradan oraya sıçratan bir olay olduğu belirtiliyor. Türküdeki sözler ve anlatılmak istenenler; Ardından ”gördün mü?” sözcüğü ile türküye devam edip akıl almaz olayların olduğunu vurgulayıp alay etmek amacı taşıdığının kaydedildiği makalede, türkünün anlamı hakkında şu bilgiler veriliyor. İkinci kıtadaki Öküzün torbadan düşmesi’ ise öküzlerin hem yemlenmesi, ekine zarar vermemesi, hem de zaman kazanmak için boyunlarına takılan yem torbasının öküzün boynundan çıkması ve öküzün yemeden içmeden kesilmesi anlamını taşır. Üçüncü kıtadaki müezzinin minareden uçması da erenlere karışması, ermesi anlamındadır. Bağlantı bölümünde de tirit yemeğini emeği karşılığı hak ettiğini anlatıyor. Türkü baştan sona doğruları anlatıyor. Fakat ilk bakışta anlamsız gibi görünse de ozanın ince zekâsıyla hiciv sanatının çok güzel örneğinin sunulduğu bir eser olduğu ortada. Aşağıdan gelir Türkmen koyunu Selviye benzettim yarin boyunu Amanın yandım Amanın amanın yandım Tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para verip aldım Tiridine tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para verip aldım Sabahınan erken çifte giderken Öküzüm torbadan düştü gördün mü Amanın yandım Amanın amanın yandım Tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para verip aldım Tiridine tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para verip aldım Manda yuva yapmış söğüt dalına Yavrusunu sinek kapmış gördün mü Amanın yandım Amanın amanın yandım Tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para verip aldım Tiridine tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para verip aldım

manda söğüt dalına yuva yapmış sözleri