🪁 Insan Neden Hiçbir Şey Yapmak Istemez
Eşim sanki dünyaya boşvermiş, sorumluluk yüklenmek istemez gibi 24 yaşında olmasına rağmen hiçbir şey yapmak istemiyor, ben de annemin desteği ve kendi çalışmam sayesinde ayakta
60 dakikam olsa, 55 dakikasını düşünmek, 5 dakikasını da aksiyon için kullardım.
Sivri dilli ve nezaketten yoksun bir kadın yıkıcı bir dedikodu yaymakla suçlanıyordu.Köyün bilgesinin huzuruna getirilen kadın “Söylediklerim
7rFSl. intihar etmek için neyi beklediğini anlayamadığım insan tipi. sahip olabileceği şeyler istemiyordur, gerçekçi olup sahip olabileceği şeyler istemeli ve sahip olduklarıyla yetinebilmelidir. hayatını plan yaparak şeyden tatmin daha çoğunu mağazada tişört beğendiğinizi düşünün, o gün paranız yetmemiştir alamamışsınızdır 1 hafta para biriktirip aldınız ama orada bir gömlek gördünüz o çok istediğiniz tişörtü almanıza rağmen aklınız gömlekte kalmıştır ve o tişört sizi mutlu etmemiştir, işte hiçbir şey istediğim gibi olmuyor diyen insanın hayatı da hep böyle daha çoğunu bekler mutlu olmayı hiçbir şekilde beceremez. belki de gerçekten hayattan hiçbir şey istemiyordur. fena halde yanılan insan. bardağın boş tarafını görmektir o. "hayatta hiçbir isteği gerçekleşmeyen insan" ve "hayattan hiçbir beklentisi/isteği olmayan insan"ı aynı anda bünyesinde barındıran ifadedir. biri, çokça negatif bakışa sahipken, diğeri ya sahip olduklarının çokluğundan ya da umutsuzluğun dibine vurmuşluktan, "istediğim hiçbir şey yok" noktasına gelen insandır.bkz hayatta hiçbir şey istediği gibi olmayan insanbkz hayatta hiçbir beklentisi olmayan insanbkz istediği hiçbir şey gerçekleşmeyen insan "yanlış bir kapı çalmışım dostlarım yanlış bir kapı açılmış ardına kadar."beklemesini, istemesini bilmiyordur veya yanlış şeyler istiyordur. insanın gerçekten isteyip de yapamayacağı, başaramayacağı şey kısa basit ama çok şey anlatan bir hikaye metal bir vazoya elma koydu ve -elmayı vazodan çıkarmayı başarabilen öğrenci yiyebilir, aç olan bir öğrenci hemen atladı ve elini vazoya daldırıp elmayı kavradı fakat eli vazoya ahh! elim sıkıştı, çıkaramıyorum, diye - elmayı kavramayı bırakmadığın sürece elini çıkartamazsın, elmayı bırakmak istemiyordu fakat elini çıkarması için bırakmak zorunda vazoyu aldı ve ters çevirip elmanın düşmesini sağladı, elmayı vazodan çıkarttı ve şöyle dedi;- fakat bu göründüğü kadar basit değil. elmayı eliyle havada tutuyordu konuşurken. "bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek zor bi iştir. onu bırakabilmekte büyük bir beceridir. eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. eğer yanlış bir şey yapıyorsanız o zaman bunu yapmaktan vazgeçmelisiniz. eğer kendinize ve çevrenizdekilere dürüst davranmıyorsanız , bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız. işte ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz." tam anlamıyla yalnızdır. sürekli midesi bulanır. kafası karışıktır. insanlarla konuşmak yerine kendi kendine konuşur. bazen öyle ki kafasının içindeki sesler yüzünden dışarıdaki sesleri duymaz. etrafında olup bitenleri dışarıdan seyretmeyi yeğler. mutsuzdur. siliktir. fazla iyi niyetli olduğu için kaybediyordur belki de.bkz başımıza ne geldiyse iyi niyetimizden geldi. bazen istediği olsa bile tam anlamıyla istediği gibi olmadığı için yine yarım kalmış insandır. bu durumda keşke hiç olmasaydı ile olsun buna da şükür arasında sıkışıp kalır. hedeflediğin rotayı tutturamamak ilerlediğine sevinip yanlış yöne gittiğine üzüldüğün bir hadise. böyle düşünmeye devam ettikçe de olamayacaktır. kafasını değiştirmesi gereken insandır. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
Küçük bir çocuk lavabonun önünde diş fırçasını suyun altına tutuyorJep Gambardella adlı kişinin Pexelsdaki fotoğrafı Birçok otistik çocuk hayatının bir döneminde diş fırçalamak istemiyor. Bunun sebebini hemen çözmek hiç de kolay bir iş olmadığı için hem aile hem de otistik çocuk bu süreçte ciddi sorunlar yaşayabiliyor. Bu yüzden diş fırçalamayı reddetme davranışının hangi sebepten ötürü ortaya çıkabileceğini incelemek amacıyla bu yazıyı hazırladım. Yazıya başlamadan önce şunu belirtmek istiyorum, diş fırçalama konusunda yalnızca otistik çocuklar sorun yaşamaz. Otistik yetişkinler ve duyusal hassasiyetleri olan herkes hayatının bir döneminde diş fırçalama konusunda problemler yaşayabilir. Bu liste yalnızca otistik çocuklara değil, neden diş fırçamala konusunda bu kadar problem yaşadığını anlamaya çalışan yetişkinlere de yardımcı olabilir. Bu konuda sorun yaşamak kişinin değerini düşüren bir durum değil ve bu konuda sorun yaşamak zannedildiğinden çok daha normal. 1- Diş macununun kokusu rahatsız edici olabilir Otistik kişilerde duyusal hassasiyetler çok yaygındır. Duyusal hassasiyet yaşayan kişi dışarıdan gelen bir uyaranı ortalama bir insana oranla çok daha yoğun algılar. Kişilerin bir sürü farklı uyarana karşı hassasiyeti olabilir ama bu konuda koku özellikle önem taşıyor. Diş macunu kullanırken bir çoğumuz macundaki yoğun nane kokusunu sever ve bunu ferahlatıcı buluruz. Fakat kokulara karşı çok hassas olan otistik bir çocuk diş macununun kokusundan çok rahatsız olabilir. Bir çocuk macun kokusundan özellikle rahatsız oluyorsa bu macunun ağzına girmemesi için çok ciddi bir savaş verebilir. Düşünün, sizi inanılmaz tiksindiren, çok yoğun kokulu bir madde ile karşılaşıyorsunuz, bir de üstüne çevrenizdeki insanlar gelip bunu ağzınıza sokmaya çalışıyor. Çok strese girmez miydiniz? Elbette bu durumun çok stresli olması diş fırçalamaktan vazgeçilmesi anlamına gelmiyor. Diş fırçalamak çocuklara mutlaka alışkanlığı kazandırılması gereken, çok da tartışmaya açık olmayan bir alışkanlık. Bu yüzden eğer çocuğunuzun diş macununun kokusundan tiksiniyor olabileceğini düşünüyorsanız, çocuğunuzun diğer koku hassasiyetleri varsa başka bir diş macunu almak işe yarayabilir. Özellikle koku konusunda çok hassas çocuklar için naneli diş macunları burnu sızlatan bir yapıya sahip olabilir. Bu burun sızlaması yüzünden de diş fırçamalaya karşı çıkıyor olabilirler. Onun yerine diğer kokulara sahip diş macunlarını denemek işleri kolaylaştırabilir. 2- Diş fırçasının yapısı rahatsız edici olabilir Diş fırçası duyusal hassasiyetleri olan bir çocuk için çok huylandırıcı olabilir. Diş fırçasındaki yüzlerce kılın teker teker fışır fışır dişlere sürtülmesi, diş etlerine temas etmesi, bir de üstüne bu esnada ses çıkıyor olması otistik çocuklarda çok ciddi strese sebep olabilir. Ayrıca diş macununun yapısı da rahatsızlığa sebep olabilir. Eğer diş macununun kılları çok sertse, veya plastik gibi bir yapısı varsa, veya diş fırçasının baş kısmı çok büyükse bu etkenler de rahatsızlığa sebep olabilir. Bu durumu aşmak için farklı sertlikte ve büyüklükte diş fırçaları denenebilir. Bazı otistik çocuklar sert diş fırçalarından çok rahatsız olurlar ama yumuşak kıllı diş fırçaları ile hiçbir sorun yaşamadan dişlerini fırçalayabilirler. Bazı otistikler için ise bu durum tam tersidir. Bu konuda denile yanıla hangi diş fırçasının çocuğu en rahat şekilde hissettirdiği bulunabilir. 3- Diş macunun tadı tiksinmeye veya fiziksel acıya sebep oluyor olabilir Tatlara karşı hassasiyeti çok fazla olan otistik çocuklar için macunun tadı sanki çok acı bir şey yemişler gibi bir acıya sebep olabilir. Macun acıya sebep olmuyorsa bile tadı otistik çocuğa kötü geliyorsa tiksinmeye ve bu yüzden uzun vadede diş fırçalamadan soğumaya sebep olabilir. Eskiden naneli diş macunu dışında diş macunu bulmak çok zor olsa da şu anda durum böyle değil. Limonlu, karanfilli, çilekli, çikolatalı, tarçınlı. Aklınıza gelebilecek her türlü çeşit diş macunu bulmak mümkün. Eğer çocuğunuzun diş macununun tadından hoşlanmadığını düşünüyorsanız başka bir çeşit diş macunu deneyebilirsiniz. Şu anda piyasadaki macun çeşiti çok fazla olduğu için eğer en büyük probleminiz macunun tadı ise kısa sürede buna bir çözüm bulmanız çok olası. Mutlaka çocuğu rahatsız etmeye tatta bir macun var ve bir şekilde bulunabilir. Eğer çok aramanıza rağmen bir türlü çocuğunuzun tiksinmediği bir macun bulamadıysanız diş hekiminizden macun tavsiyeleri isteyebilir veya direkt olarak macunsuz diş fırçalamanızın mümkün olup olmadığını ve nasıl yapmanız gerektiğini sorabilirsiniz. Bazen macun kullanmakta ısrar etmek macun kullanmamanın kendisinden daha çok zarar verebiliyor. Çocuk macundan çok tiksiniyorsa ister istemez dişlerinin fırçalanmasına direniyor ve bu yüzden dişleri etkili bir şekilde fırçalanamıyor. Eğer macun olmasaydı çocuğunuzun diş fırçalamayı çok daha çabuk kabul edeceğini düşünüyorsanız bunu yapıp yapamayacağınızı ve neye dikkat etmeniz gerektiğini diş hekiminize mutlaka sorun. Bunu sorarken yaşadığınız sorunlardan bahsetmeniz diş hekiminin sizi anlaması ve ona göre kar-zarar hesabı yaparak bir yanıt vermesini kolaylaştırabilir. 4- Diş macununun köpüğü rahatsız edici olabilir Diş macununun köpüğü çok spesifik ve çok tiksindirici bir doku. O köpüğün ağızda duruşu, fırçalamaya devam ettikçe o köpüğün büyümesi, zaman geçtikçe o köpük baloncuklarının ağızda patlaması duyusal hassasiyeti olan bir çocuğu duygusal çöküşe sokmanın garanti yolu sayılabilir. Diş macununun köpüğünden rahatsız olan otistikler hem köpüğün fırçaya temas edince çıkardığı sesten hem de ağızda bıraktığı histen rahatsız olabilirler ve bu da diş fırçalamayı reddetmeye sebep olabilir. İyi haber şu ki, köpürmeyen diş macunları var ve bulunması aşırı zor değil. Eğer çocuğunuz diş macununun köpüğünden rahatsız oluyorsa veya tiksiniyorsa o zaman köpürmeyen bir diş macunu alabilirsiniz. Hangi macunu alacağınızı seçerken direkt diş hekiminize danışmanız en mantıklı yol. Diş hekiminiz size kolaylıkla köpürmeyen ve iyi bir diş macunu önerebilir. Eğer hemen bir diş hekimine başvurmanız mümkün değilse internetten araştırıp da satın alabilirsiniz. 5- Banyodaki sesler rahatsız edici olabilir Banyolar inanılmaz gürültülü yerler. Birçok zaman evin neredeyse her odasından çok daha gürültülü, çok spesifik seslere sahip olan yerler. Sese karşı hassasiyeti olmayan bir insan için bu seslerin ne kadar rahatsız edici olabileceğini anlamak ve hatta bu sesleri fark etmek çok zor olabilir. Fakat ses hassasiyeti olan otistik bir çocuk için banyodan gelen sesler kaçırılamayacak kadar yüksek, fiziksel acıya sebep olacak kadar yüksek sesler. Bu problemi çözmek diğer problemleri çözmekten biraz daha zor çünkü banyodaki sesleri tamamiyle susturmak veya çocuğun hemen o seslere alışmasını sağlamak mümkün bir şey değil. Bu yüzden bu problemi çözerken biraz daha yaratıcı olmamız gerekiyor. Benim aklıma gelen birkaç çözüm şunlar 1. Ses kesici kulaklık veya kulak tıkacı kullanılabilir Eğer ses kesici kulaklıklara erişim mümkünse ve çocuk kulaklıkları kullanma konusunda bir sorun yaşamıyorsa bu çok iyi bir çözüm. Fakat gerçek şu ki, kaliteli ses kesici kulaklıklar inanılmaz şekilde pahalı ve bu kulaklıkları almak mümkünse bile otistik çocukların hatrı sayılır bir kısmı bu kulaklıkları takmak istemiyor. Kulaklıkların kendisi de fiziksel olarak kafaya temas ettikleri ve birçok zaman biraz ağır oldukları için kullanması zor olabiliyor. Yani bu çözüm belirli insanlar için çok faydalı olabilir ama birçok kişi için çok da işe yarayacak bir çözüm değil. 2. Banyo dışında diş fırçalanabilir Eğer banyoya girmek başlı başına strese sebep oluyorsa banyo dışında da diş fırçalanabilir. Belki banyo dışında diş fırçalama kısmı yapılıp sonra ağız çalkalama kısmı banyoda yapılabilir veya hem ağız çalkalama hem de fırçalama mutfak kısmında yapılabilir. Eğer birçok şeyi denediyseniz ve çocuğunuz hiçbir şekilde banyoda dişlerini fırçalamak istemiyorsa bu yöntem çok işe yarayabilir. 3. Diş fırçalarken müzik veya başka bir ses açılabilir Bu çok mantıksız bir tavsiyeymiş gibi gelebilir. Banyoya girdiğinde dahi banyodaki seslerden rahatsız olan bir çocuktan bahsediyoruz, neden daha fazla ses çıkaralım ki? Bu soru çok mantıklı. Bunu şu şekilde cevaplayabilirim Her ne kadar yüksek ses başlı başına çok rahatsız edici bir unsur olsa da bazen sıkıntı yalnızca sesin yüksekliği olmuyor. Bazen sıkıntı çevreden gelen milyon farklı ilginç tınılı sesin birbirinin üstüne binmesi ve dayanılmaz bir gürültü yaratması oluyor. Bu durumda da bu sesi bastıracak daha az rahatsız edici veya direkt hoşa giden bir ses işleri çok kolaylaştırabilir. 6- Yüze su temas etmesi duyusal sorunlara sebep oluyor olabilir Islaklık hissi birçok otistik çocuk için çok rahatsız edici bir his. Diş fırçalarken yüzün suya temas etmesi, dış fırçalamayı bitirdikten sonra yüzdeki su damlalarının yavaş yavaş akması, dış fırçalarken kıyafetlerin ıslanması çok rahatsız edici ve kimi zaman can yakıcı durumlar. Suya hiç temas etmeden diş fırçalamak çok kolay olmadığı için daha ziyade cilde temas eden suyu nasıl hemen silebiliriz ona odaklanmak daha iyi fikir. Diş fırçalarken yakında bir yüz havlusu bulundurmak ve suya temas eder etmez silmek bu konuda işe yarayabilir. Eğer sorun kıyafetlerin ıslanması ise ve bu ıslanma sorunu engellenemiyorsa otistik çocuk direkt üstü çıplak olarak diş fırçalamaya alıştırılabilir. Islak kıyafetle oturmak, o kıyafetin kurumasını beklemek tarzı durumlar ıslaklıktan çok rahatsız olan kişiler için çok zor bir durum. Bu yüzden eğer işleri kolaylaştırıyorsa direkt t-shirt giymeden diş fırçalamaya alışmak işe yarayabilir. 7- Yürütücü işlev konusunda sorunlar diş fırçalamayı zorlaştırıyor olabilir Yürütücü işlev dediğimiz şey bir işi başlayıp bitirme konusunda bize yardım eden, rutinler oluşturmamızı ve bunlara uymamızı sağlayan durumdur. Birçok otistik çocuk yürütücü işlev konusunda sorunlar yaşar. Bir işe başlamak, o işi bitirmek, ne zaman başlayacağını ve ne zaman bitirmen gerektiğini anlamak yürütücü işlev konusunda sorun yaşayan bir insan için çok zorlu bir iştir. Eğer otistik çocuğunuz yürütücü işlev konusunda sorunlar yaşadığı için dişlerini fırçalama konusunda sorun yaşıyorsa ilk başta yapılacak en iyi şeylerden bir tanesi çocuğunuza diş fırçalamaya nasıl başlaması, ne kadar sürdürmesi ve ne zaman bitirmesi gerektiğini öğretmektir. Eğer çocuğunuz sayaç kurabiliyorsa veya telefon kullanabiliyorsa 3 dakikalık bir sayaç kurmayı veya 3 dakikalık bir şarkı seçmeyi düşünebilirsiniz. Çocuğunuz sayaç veya şarkı başladığı anda dişlerini fırçalamaya başlar, bunlar durduğu anda da dişlerini fırçalamayı bitirir. Tabii bu durum başlı başına yürütücü işlev sorunları konusunda yardımcı olamaz. Diş fırçalamayı hatırlamak, dişi fırçalamak için kalkabilmek, kalkıp diş fırçasına kadar yürümek, dişi fırçalamaya başlamak, dişi fırçalarken birden fırçalamayı bırakmamak da yürütücü işlev sorunları olan bir insan için çok zordur. Diş fırçalamak için kalkmakta çok zorlanan bir kişi için birkaç farklı yerde birkaç tane diş fırçası ve macunun olması çok işe yarayabilir. Bu sayede kalkmakta zorlanan otistik çocuk için çok fazla hareket etmeden hemen fırçayı alıp fırçalamaya başlamak mümkün olur. Bunun dışında şunu itiraf etmem lazım, yürütücü işlev sorunları başa çıkması en zor ve en çok kişiselleştirilmiş yöntemlerin bulunması gereken durum olabilir. Bu yüzden her ne kadar söylediğim şeyler bazı kişiler için işe yarasa dahi birçok otistik çocuk için hiçbir işe yaramayacak. Eğer İngilizce okumanız mümkünse “executive dysfunction” diye aratıp oradaki tavsiyeleri teker teker denemek sizler için daha faydalı olabilir. 8- Diş fırçalamak konusunda rutin eksikliği işleri zorlaştırıyor olabilir Otistik çocukların büyük bir kısmı gündelik rutinlerine çok bağlıdır. Her gün aynı şeyleri aynı zamanda yapma konusunda ısrar eden, bir rutine bağlı kalınca kendisini çok daha güvende hisseden otistik çocuk sayısı çok fazladır. Bu yüzden diş fırçalama konusunda bir rutin eksikliği de diş fırçalama sürecini zorlaştırabilir. Otistik çocuklar beklenmedik olaylara karşı çok sert tepki verme eğiliminde oldukları için diş fırçalama saatinin belli olmaması anksiyeteyi arttırabilir. Diş fırçalamak otistik çocuğun özellikle nefret ettiği bir şeyse birden bire hiç beklemediği anda bir yetişkinin gelip dişini fırçalamak zorunda olduğunu söylemesi veya dişini fırçalamaya çalışması ciddi sorunlara sebep olabilir. Bu durumu aşmanın en iyi yolu her gün için diş fırçalama saati seçip her gün o saat diş fırçalamaktır. Hangi saatlerde diş fırçalanacaksa o saatleri seçin veya otistik çocuğunuzla beraber konuşup günde iki tane diş fırçalama saati belirleyin. Eğer beraber belirlemediyseniz bundan sonra bu saatlerde diş fırçalanacağını söyleyin ve bu rutine bağlı kalmaya çalışın. İlk başlarda sorunlar azalmamış hatta artmış gibi gözükebilir çünkü diş fırçalamaktan hoşlanmayan bir çocuk bu rutine bağlı kalmak istemeyebilir. Fakat rutinlere ihtiyacı olan bir otistik çocuk yine dişini fırçalamaktan hoşlanmasa dahi bir süreden sonra bu duruma daha çok alışmaya başlayacaktır. Alışmasa dahi her gün birden bire sevmediği bir şeyi yapmasının söylenmesi şokunu yaşamayacaktır çünkü en azından hangi saatte dişini fırçalamasının beklendiğini bilecektir. 9- Otistik kişinin öğürme refleksi çok kuvvetli olabilir Diş fırçalamak öğürme refleksi çok kuvvetli hiç kimse için kolay bir iş değil. Ek olarak duyusal hassasiyetleri olan otistik çocuklar için ise öğürme refleksinin çok kuvvetli olması diş fırçalamayı ciddi anlamda bir işkence haline getirebilir. Bu sorun için çözüm önerileri yaratmak benim için ciddi anlamda zor çünkü öğürme refleksi istenildiği gibi açılıp kapatılabilen bir şey değil. Böyle bir durum yaşanıyorsa daha küçük bir fırçanın alınması faydalı olabilir. Hatta elektrikli diş fırçaları genelde küçük ve yuvarlak oldukları için belki öğürmeyi daha az tetikleyebilirler. Fakat bunlar dışında bu konuyla başa çıkma konusunda en çok işe yarayacak şeyin diğer sorunları ortadan kaldırmak olduğunu düşünüyorum. Evet, her diş fırçalamaya çalışınca öğürmek çok sinir bozucu bir şey ama bunu hiçbir rutin olmadan yapmak daha sinir bozucu. Evet, öğürme refleksinin kuvvetli olması rahatsız edici ama bu durum üzerinize su damlarken iyice rahatsız edici. Öğürme refleksi konusunda bir şey yapmak çok mümkün değil ama eğer diğer problemler olabildiğince ortadan kaldırılırsa bu sorun daha başa çıkılabilir hale gelecektir. 10- Otistik kişi neden dişlerini fırçalaması gerektiğini anlamıyor olabilir Otistiklerin bir şeyin sebebini anlamadıkları sürece yapmayı reddetmeleri çok meşhur bir durumdur. Otistik çocukların hatrı sayılır bir kısmı bir düşünceyi veya kuralı mantıklı bulmuyorsa bu kurala uymaz. Tam da bu sebepten otistik çocuklara neden dişini fırçalaması gerektiğini anlatmak çok önemlidir. Birçok otistik detaylar sayesinde öğrenir. “Sağlıklı olmak için diş fırçalamamız lazım” tarzı bir cümle her ne kadar doğru ve mantıklı olsa da yeterince detay içermediği için otistik çocuğa çok mantıksız gelebilir. “Sağlık ne demek?” “Dişimi fırçalamazsam ne olur ki?” “Sürekli mi fırçalamam gerekiyor?” Bu yüzden otistik çocuklara diş fırçalamanın önemini anlatırken biraz daha detaya girmek ve diş fırçalamanın sonuçlarına değinmek işe yarayabilir. Eğer bu konuda yeterince iyi açıklama yapamadığınızı veya çocuğunuzun bu konuda sizi ciddiye almadığını düşünüyorsanız açıklamayı başka bir kişinin yapmasını da sağlayabilirsiniz. Bu kişi yalnızca dişler konusunda biraz daha bilgisi olan bir kişi de olabilir, çocuğunuzun diş hekimi de olabilir. Çocuğunuzun kimi ciddiye alma ihtimali yüksekse o kişiden diş fırçalamanın neden gerekli olduğunu açıklamasını rica etmek çok fayda sağlayabilir. Eğer çocuğunuz bu kadar detaylı bir iletişimi dinlemiyorsa veya anlama konusunda sorunlar yaşıyorsa konuşmak yerine resimler göstermek ve basit kelimelerle anlatmaya çalışmak daha mantıklı olabilir. Neden dişlerimizi fırçalamamız gerektiği konusunda internetten dişleri iyi ve gülümseyen bir insan resmi bulunabilir. Diş fırçalamamanın sonuçları için de dişinin ağrıdığını belli eden veya dişi çürümüş bir kişi bulunup o resim gösterilebilir. Hatta şu günlerde diş fırçalamanın önemi hakkında animasyonlar dahi var. Bu küçük animasyonda mikropların nasıl da dişleri çürüttüğü ve diş fırçalamanın nasıl dişleri koruduğu açıklanıyor. Bu animasyonda ise düzenli diş fırçalamanın ne kadar önemli olduğundan bahsediliyor ve dişlerin nasıl fırçalanması gerektiği hakkında daha detaylı bilgi veriliyor. Bu tarz animasyonların kullanılması dişlerini neden fırçalaması gerektiğini anlamayan çocuklara çok fayda sağlayabilir. Ayrıca bu animasyonlar dışında da bu konuda birçok animasyon ve küçük videolar bulmak mümkün. 11- Dişini fırçaladığı suyun sıcaklığı rahatsız edici olabilir Sıcaklık da duyusal aşırı yüklemeye sebep olan durumlardır. Birçok otistik çocuk beklemediği kadar sıcak veya beklemediği kadar soğuk bir şeye dokundukları zaman çok yoğun tepkiler verirler. Bazı otistikler sıcaktan özellikle rahatsız olurken bazı otistikler ise soğuktan çok rahatsız olurlar. Eğer çocuğunuz yıkanırken, yüzünü yıkaması gerekirken veya ağzını çalkalaması gerektiği zaman ciddi tepki veriyorsa bu tepkinin sebebi suyun sıcaklığı olabilir. Sıcaklığın mı diş fırçalamayı reddetmeye sebep olduğunu bulmak için bir kere her sefer yaptığınız şekilde çocuğunuzun dişini fırçalayın, bir sefer de suyun sıcaklığını arttırarak fırçalayın, sonra da soğutarak fırçalayın. Eğer bu farka göre çocuğunuzun tutumu değişiyorsa diş fırçalamayı reddetmesinin sebeplerinden bir tanesi suyun sıcaklığı olabilir. Bunu tam olarak çözebilmek için tekrar tekrar bu konuda deneme yapmanız gerekebilir. Son olarak şunları söylemek istiyorum Hijyen konusunda yaşanan sorunlar toplum tarafından çok ciddi şekilde yargılanıyor. Çocukları her zaman aşırı temiz olmayan aileler ilgisiz, her zaman düzgün bir hijyen koruyamayan yetişkinler ise beceriksiz ve saygı duyulmayı hak etmez insanlar olarak adlandırılıyor. Zaten bu yüzden hepimizin bu konuda çok ciddi yargıları var. Çocuklarımız temizlenmeyi reddettiklerinde normalde sinirlenmeyeceğimiz kadar sinirleniyoruz ve kendimiz temizlenemeyince sanki tüm değerimiz birden bire yok olmuş gibi hissediyoruz. Fiziksel temizlik birçoğumuz için yalnızca fiziksel olarak temiz olmayı değil, aynı zamanda ruhsal ve ahlaki olarak temiz olmayı da sembolize ediyor. Tüm bu durumlar birleşince çocukları temizlenme konusunda sorun yaşayan ebeveynlerin bir kısmı çocuklarını utandırarak temizlenmeye ikna etme yolunu tercih ediyor ve bu konuda sorun yaşayan yetişkinler de ciddi utanç yaşıyor. Bu yöntem tabii ki işe yaramıyor. Derin utanç hissi, bir davranışı değiştirmek istediğimizde neredeyse hiçbir zaman işe yaramıyor. Yaradığı zamanlarda ise zaten o davranışı değiştirmeye hazır bir halde olduğumuz için değiştirebiliyoruz. Bu yüzden lütfen ama lütfen çocuklarınıza kötü şeyler söyleyerek, onları aşağılayarak ve sevginizi geri çekerek temizlenmeye ikna etmeye çalışmayın. Bu yazıyı okuyan ve dişlerini fırçalama konusunda sorun yaşayan yetişkinlere gelecek olursak sizlere şunu söylemek istiyorum Yalnız değilsiniz. Hiçbir zaman olmadınız. Bu konuda sorun yaşıyorsunuz diye değersiz, kötü veya kendinden nefret etmesi gereken bir insan değilsiniz. Yalnızca sorun yaşayan bir insansınız. Hepimiz sorunlar yaşarız, sizin yaşadığınız sorunlardan bir tanesi de bu. Bu kadar basit.
Danışan Benim tek sıkıntım yapmak istediğim şeyleri yapamamak. Bir türlü başlayamamak. Yapmam gereken şeyleri biliyorum ve sürekli erteliyorum. Yaparsam ne kadar mutlu olacağımı da biliyorum ama nedense bir türlü başlayamıyorum. Beni engelleyenin ne olduğunu bilmiyorum ama bu beni gerçekten çok mutsuz Dr. Başak Örnek verebilir misiniz?Danışan O kadar çok örnek var ki, hayatım bunlarla dolu. Yapmak istediğim çok şey var. Upuzun bir listem var gerçekleştirmek istediğim. Hani her yılbaşı kendimize hedefler koyarız ya “Bu sene bunları gerçekleştirmeyi planlıyorum” şeklinde. Benim de bunun gibi hayata dair genel bir listem var. Ama onları başarmayı bir tarafa bırakın, günlük listelerimi bile başaramıyorum. En basiti, spora başlamak istiyorum ama bir türlü olmuyor. Her gece “Yarın mutlaka başlayacağım” diyorum, sabah olunca ya üşeniyorum ya da bin türlü bahane buluyorum. Canım sanki hiçbir şey yapmak istemiyor. Sadece işe gidip geliyorum. Bazen “Acaba depresyonda mıyım?” diye aklımdan geçiyor ama hayatımın diğer alanlarında bir problem yok. Yani arkadaşlarımla, ailemle çıkıp eğlenebiliyorum, yememde içmemde sıkıntı yok, işime gidip geliyorum, mutsuz da hissetmiyorum. Anneme sorarsanız bunun adı tembellik. “Sen sadece güzel liste yapıyorsun” diye benimle dalga geçiyor. Aslında haklı, listelerim harika ama hiçbiri gerçekleşmiyor. Bu beni hem çok kızdırıyor hem de böyleyim, sizce ne olabilir? İnsanlar kendilerini nasıl motive ederler? Bu neden bu kadar zor?- Dr. Başak Bu aslında birçok kişinin yaşadığı bir problem. Motivasyon bazı insanlar için çok kolayken bazıları için çok daha zor. Psikologlar da bu konu üzerine birçok araştırma yapıyor ve çeşitli teoriler üretiyor. Bilişsel Davranışçı Teori’ye göre, düşünceler ve duygular birbiri ile bağlantılı. Düşünce ve duygu yarıştığı zaman ise çoğunlukla duygu galip geliyor. Bu nedenle aklımızın bildiğini yüreğimiz istemediğinde yapmak neredeyse imkansız. Kendimizi ikna edemiyoruz. OLUMSUZ DUYGU HER ŞEYİ ERTELETİYORDanışan Evet aklım yap diyor ama canım istemiyorsa imkansız, ben de kendimi kesinlikle ikna edemiyorum. - Dr. Başak Bu konuyla ilgili bir araştırmada deneklere hüzünlü bir olay anlatmışlar ve onlara “Hüzün hissetmemeye çalış” talimatı verilmiş. Diğer gruba yine aynı olay anlatılmış ama onlara bu talimat verilmemiş. Deney sonucunda talimat alan grubun diğer gruba göre daha fazla üzüldüğü bulunmuş. Çünkü hüzün veya bunun gibi başka olumsuz bir duygudan kurtulmaya çalışan kişi, bu olumsuz duygular hakkında daha fazla düşünürken buluyor kendini, dolayısıyla bundan kurtulması da zorlaşıyor. Oysa kendi haline bırakılan kişinin aklına, aklını dağıtacak onlarca farklı düşünce geliyor ve odağı değişiyor. Bu da olumsuz duygunun azalmasına yardım ediyor. Yani “bilmek” duygunun değişmesine yardım Peki bunun motivasyonla ne ilgisi var? Ne yapmam gerektiğini bilmem yapmamı sağlayamıyor anlamında Dr. Başak Evet, bunun yanında insanların kendilerini iyi hissetmediklerinde daha fazla erteledikleri bulunmuş. Yani olumsuz duygu durumu ertelemeye neden DÖNGÜDEN KURTULMAK MÜMKÜNDanışan Bu bana da çok uyuyor ve bu maalesef olumsuz bir kısır döngüye iyi hissetmediğimde listemdeki maddeleri yapma isteğim yok ve aslında yapmadıkça da kendimi daha kötü hissediyorum. Kendimi kötü hissederken de canım hiçbir şey yapmak istemiyor. - Dr. Başak Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir araştırmaya göre en fazla erteleyen öğrenciler, kendini kötü hisseden ler. Çünkü kendilerini iyi hissetmek için, yapmaları gerekenleri değil daha eğlenceli aktiviteler yapmayı tercih Aynı ben. Önemli bir rapor hazırlamam lazım, bilgisayarım açık önümde ama canım hiç istemiyor. Bir bakıyorum açmışım bir dizi Dr. Başak O nedenle insanın kendini motive etmesi için iyi hissetmesi şart. Burada bizi iyi hissettirecek en önemli şey yaptığımız küçük değişikliklere ve küçük başarılara her sabah yürüyüş yapmak isteyen ama bir türlü yapamayan danışanlarıma şunu öneririm. “Uyandığınızda hiçbir şey planlamadan sadece spor ayakkabınızı giyin ve sonra 1 dakika için kapının önüne çıkın”... Kapının önüne çıkan hiç kimse yürümeden dönmüyor. Yürümenin ardından yaşadığı olumlu duygular, onun ertesi gün o duyguyu hatırlayarak yürümek için motive olmasını Evet başarma hissi insanı çok iyi VE CEZA DAVRANIŞLARIMIZI ŞEKİLLENDİRİR- Dr. Başak Davranışlarımızı şekillendiren iki şey var; ödül ve ceza. Ödül; para, başarı, iyi hissetme, takdir, güç, sağlık şeklinde olabilir. Ceza ise iş kaybetme, parasızlık, sınıfta kalma, hasta olma, eleştiri alma şeklinde olabilir. Her ikisi de insanların bir davranışı yapıp yapmamasına yön veriyor. Araştırmalar, ödülün davranış değiştirmede daha etkili olduğunu gösteriyor. Yani aldığımız olumlu sonuçlar bizi motive ediyor ama olumsuz sonuç alacağımızı düşündüğümüzde motivasyonumuzu kaybediyoruz. Danışan Ben de sanırım yapamayacağımı, istediğim gibi olmayacağını, işe yaramayacağını düşündüğümde motivasyonum düşüyor. Niye her sabah uyanıp işe gidiyorum, çünkü her ay para alıyorum ve işimi iyi Dr. Başak Öyleyse kendinizi diğer konularda da motive etmenin en önemli yolu, listenizdeki maddeleri inceleyip onlar hakkında ne düşündüğünüzü ortaya çıkarmak. Yapamayacağınızı, yaparken zorlanacağınızı, çok sıkılacağınızı, sonucun sizi mutlu etmeyeceğini düşünürseniz elbette daha doğal bir şey yok. Kimse durup dururken kendini kötü hissetmek istemez. Diğer yandan, listenizdeki maddeleri incelediğinizde sonucunun sizi nasıl hissettireceğine odaklanırsanız, zor olanı kolaylaştıracak çözümler bulmak için yeni yöntemler denerseniz, listenizdeki maddeler size korkutucu Psikoterapi diyalogları, yaşanmış hikâyelerden esinlenerek, psikoterapi sürecinde kullanılan yöntemlere örnek oluşturmak amacıyla yaratılmıştır. İçeriği psikolojideki bilimsel gelişmelere paralel olmakla beraber genel bilgilendirme ve tavsiye niteliğindedir.
Merhaba, yazınızı ilgiyle okudum. Gönderiniz Haziran tarihli, umuyorum ki çözüm bulmuşsunuzdur. Aynı dertten mustarip biri olarak, naçizane görüşüm; vitamin D ve doktorunuzun yazacağı kan değerlerine baktırmanız ve spora başlamanızdır. Vitamin D eksikliğini kronik yorgunluklarda etkisi vardır. Meraklı ve maymun iştahlı olduğum için pek çok ve farklı konularda araştırmalar yapıyorum. Ancak bu üşengeçlik, dikkat eksikliği kaynaklı ise hafızaya da büyük ket vurmakta. Buna çözüm olarak; kısa notlar yerin uzun uzadıya cümleler kurarak not almanın çok faydasını gördüm. Yeni kalemler, not defterleri, post-itler, mantar panolar almak, önceliklerimi belirlememde çok yardımcı oldu. Ufak görünse de gözünüze çarpması çok işe yarayabiliyor. Sosyal medya’da rastladığımız bir gönderi bir anda saatlerimize mal olmuyor mu? Eğer sizin de sorununuzun kökeninde dikkat eksikliği, yoğunlaşamama, odağın bir anda kayması gibi belirtiler olduğunu düşünüyorsanız, profesyonel bir yardım da alabilirsiniz. Şahsen ben uzun yıllar boyunca10 yıldan fazla ülkenin en ünlü doktorları ve terapistlerinden yardım aldım ama açıkçası neredeyse hiç bir faydasını görmedim. Kendi yöntemim, özetle, fiziksel deşarj için spor yapmak, zihin deşarjı için de yazmak RAM yerine diske kaydetmek. Ertelemenin, en önemli sebebinin, işlerin gözde büyümesi olduğunu düşünüyorum. Sizin de söylediğiniz gibi, başlasam devamı gelecek’ hissini yenmenin bir yolu da kendini mecbur bırakmak. Örneğin, tavsiyelerle doldurduğunuz film listenizi eritmek istiyorsanız, bunu bir arkadaşınıza önerin ve üzerine konuşmak için izlemek zorunda kalın. Ya da Arduino projesi geliştirmek istiyorsanız, sizin gibi amatör olarak bu işle ilgilenen biri ile ortak bir proje yapın. Bu seçenek, açıkçası benim gibi üşengeç birine yükleyeceği sorumluluk ve stresten dolayı olumsuz sonuçlanabiliyor. Bu noktada, mesuliyetlerinizi vaktinde yerine getiremeyeceğinizi anladığınız an, derhal çalışma arkadaşlarınıza bildirin. Belki onlar da aynısını söylemek üzeredirler ve çekiniyorlardır! Ertelediğimiz şeylerle, rasyonel bir biçimde yüzleşmek, kendimize olan saygımızı ve başarılı olma hissini körükleyeceği için, aktivasyon enerji seviyesini beklemek yerine küçük şeylerle başlamak çığ etkisi yaratacaktır. Önce en kolay işleriniz yapın. Çöpleri atın ve o ünlü süt’ü alın. Ve mesela bunun karşılığında bir bardak çay için ya da bir şarkı ile ödüllendirin kendinizi. Son olarak, aynı anda birden fazla iş yapmamak, hatta çalışırken müzik dinlememek, tüm olası kesintileri, bildirimleri yok etmek bana inanılmaz fayda sağladı. Gelişmeleri merakla bekliyor, içtenlikle selamlıyorum. Saygılarımla, Üşengeç
Genellikle çevrenizdeki insanlardan ve bazen kendinizden şöyle bir ifade duyarsınız "Çalışmak istemiyorum, " "işi çileden çıkarıyor", "işten sevinç yok." Belki de çalışma isteksizliğinin nedeni banal yorgunluktur, ya da belki de her şey tembelliktir. Hiç önemli değil. Tek önemli şey, sabah uyandığında, korku dolu bir adamın ertesi gün hayal ettiğini ve kendisini istemediği yere gitmeye ikna etmeye zorlanmasıdır. Bu durum her geçen gün kendini tekrar ediyor, hayat tamamen anlamsız, geçmiş ve bu kabusun sonu görünmüyor gibi görünüyor … Bu seninle ilgili ise, tebrikleri kabul et - Dünya gezegeni nüfusunun yarısı bu sorunla karşılaştı! Peki neden insanlar sık sık kendilerine ve diğerlerine şöyle diyorlar “Çalışmak istemiyorum”? Bu problemle ne yapmalı? Bugün bu isteksizliğin nedenlerini bulmaya çalışacağız. Bu zor sorunu çözmenin yollarını sunuyoruz ve araştırıyoruz. Sebebi nedir? Bazı psikologlar, işe gitme arzusunun eksikliğinin sadece motivasyon eksikliği ve belirli bir kişi için uygun olmayan bir faaliyet alanı olduğunu söylüyor. Gerçekten öyle mi? Eğer öyleyse, tembellik ile ne yapmalı? Tüm enerjinizi sadece neşe değil, aynı zamanda gelir getirecek işe yönlendirmeyi nasıl başarabilirsiniz? Psikologların görüşü şu şekildedir işten dışlanma sorunu ergenlikte başlar! Evet, sadece bir sonraki oturumda, “çalışmak istemiyorum, çalışmak istiyorum” diyerek mezuniyet gününü hayal eden öğrencileri hatırlayın. Ve şimdi bu gün geldi, eski bir öğrenci finansal bağımsızlık getiren bir iş buldu, ama yine de bir şeyler yanlış. Yeni şikayetler ortaya çıkıyor “Amcam için, maaştan maaştan maaş çekine, bir kuruş için, insanlarla çalışmak istemiyorum” gerekli olanın altını çizin. Genellikle bir taç ile biter “Genel olarak, hiçbir yerde hiçbir şey yapmak istemiyorum!” ve elbette, işten çıkarılma veya sinir krizi. Soru ortaya çıkıyor Tüm insanlar kelimenin tam anlamıyla kendilerine olumlu duygulara neden olmayan bir yerde sefil bir varlık ortaya çıkarmak zorunda mı yoksa hepsi sonsuz arayış içinde mi? Bu durumdan bir çıkış yolu bulmak için, işin neden artık neşe getirmediğini anlamak önemlidir. Ana nedenler, elbette, yüzeyde yatmaktadır. Onları daha ayrıntılı olarak ele alalım En yaygın neden yanlış seçilmiş bir meslektir. Gerçek şu ki, 17 yaşında bir okul mezununun geleceğini kendisi için korumak istediğini anlaması son derece zor. Bu nedenle, bir üniversite seçimi genellikle mesleğin saygınlığı, ebeveynlerin ve halkın görüşü gibi kriterlere göre yapılır. Sonuç oldukça tahmin edilebilir - rastgele seçilen bir uzmanlıkta çalışmak gerçek zor iş haline gelir. Başka bir yaygın durum, sevdiğiniz bir etkinliktir, ancak kariyer büyümesinin olmaması veya bilgi eksikliğiyle karakterizedir. Daha deneyimli meslektaşlarınızdan düzenli olarak yardım istemeniz, kılavuza başvurmanız gerekir. Buna ek olarak, kariyer büyümesinin olmaması, böyle bir yerde bir kişinin sıkıldığına, bu yüzden çalışmak istemediğine yol açar. Genellikle şikayetleri mesleğinden sıkılan insanlardan duyulabilir. İyi bir şirket, hoş bir ekip ve maaş davası gibi görünüyor, ancak her iş gezisi bu alanda iğrenme ve isteksizliğin gelişmesine neden oluyor. Zaten anladığınız gibi, bir kişinin çalışmak istememesinin nedenlerini listelemek mümkündür. Düşük ücretler, takımdaki düşmanca ilişkiler, işe ilgi eksikliği - bunlar, bırakma arzusunu haklı çıkarabilecek açıklamaların sadece küçük bir kısmıdır. Ancak hiç kimse “Para istiyorum, ama hiçbir şey yapmak istemiyorum” ilkesine göre yaşamayı başaramadı. Bir şey kazanmak için biraz çaba sarfetmelisin. Sebep zaten bulunmuşsa, sorunu çözmek için kalır. Motivasyon mu yoksa yeni bir iş mi? Neden çalışmak istemediğinizi açıklayan neden tembellik ise, motivasyon bulmalısınız bunun hakkında biraz daha sonra konuşacağız. Ek olarak, neredeyse yorulmadan çalışmaya yardımcı olan çeşitli teknikler vardır. Bu sistemlerden birine Pomodoro denir. Yalnızca beş adım gerçekleştirmeniz gerekir İlk önce görevi belirlemeniz, üzerinde çalışmanız gereken işi yapmanız gerekir. Bir sonraki adım zamanlayıcıyı 25 dakikaya ayarlamaktır. Sonraki dikkat dağıtıcı olmadan çalışmak. 25 dakika sonra 5 dakikalık bir mola vermeniz gerekir. Sadece çalışmaya devam edebileceğinizi düşünüyorsanız bile bu zorunludur. Son adım, 1. veya 2. adıma geri dönmektir. "4" domates "yedikten sonra, işte uzun bir mola vermeniz gerekir - 15-20 dakika. Çalışma sırasında bir şey dikkatinizi dağıtırsa örneğin, kedileri olan bir video açarsanız, domates “yanar”, yeni bir zamanlayıcı başlatmanız gerekir. Günün sonunda, domates sayısı sayılmalıdır. Bu sistem neden bu kadar güçlü? Psikologlar ve zaman yönetimi uzmanları şunları söylüyor tüm sır, bir kişinin gerçekten yorulmadan önce dinlenmesidir. Bu nedenle, 5 dakikalık bir arayla olabildiğince dikkatinizin dağılması önerilir. Kısa bir uyku için bile uzun bir mola uygundur. Uykuyu yürüyüşle değiştirebilirsiniz. Çalışmak istememenizin nedeni düşük ücretten kaynaklanıyorsa, yeni bir yer aramayı deneyin! Aşağıda yeni bir iş ararken nelerin dikkate alınması gerektiği hakkında konuşacağız. Kendinizi motive etmenin 8 yolu Hemen hemen her faaliyet alanında, işin sonucu ve kalitesi kendinizi organize etme yeteneğine bağlıdır. Ve elbette her işin arkasında amaç ve Bayan Motivasyon var. Bu çift olmadan Olimpiyatlar, Apple'dan ve Nobel Ödülünden araçlar olmazdı. Öyleyse, “Hiç çalışmak istemiyorum” düşüncesi kafanızı bile ziyaret etmeyecek şekilde kendinizi nasıl motive ediyorsunuz? Cevabı biliyoruz! Bir hedef belirleyin. Herhangi biri olabilir maddi veya ahlaki, dış veya iç. Ana şey açık bir ifadedir. Psikologlar küresel düşünmeyi önerir. “Bu bölümdeki en iyi avukat olmak istemiyorum” veya “Birkaç ilginç emir almak istiyorum.” Goosebumps bir hedefe ulaşma arzusundan kaçmalıdır örneğin, bu, en az bin çalışanı olan kendi şirketinizin temeli olabilir. Takip edilecek bir örnek arayın. Başarılı olanlara dikkat edin. Bu insanların bir zamanlar şu soruyla eziyet etmeleri muhtemeldir “Çalışmak istemiyorum, ne yapmalıyım?” Onlara gıpta etmeden bakmaya çalışın, başarılarının sırrını analiz edin. Hatta olmak istediklerinizin bir listesini bile yapabilirsiniz. Ve büyük isimlerden utanmayın listeniz Warren Buffett, Bill Gates, Oprah Winfrey ve Elon Musk'ı içerebilir. Bu insanların benzersiz yeteneklerini belirlemeye çalışın, hedeflerine nasıl ulaştıklarına dikkat edin, sorunları çözün. Büyüme üzerine kurulum. Bu kavram genellikle psikologlar tarafından kullanılır. Bu ne anlama geliyor? Her şey basit önünüzdeki herhangi bir görevi, bir şeyler öğrenme veya becerinizi geliştirme fırsatı olarak değerlendirin. Sosyal ağlar için yardım çağırın. Gerçek profesyonel olduğunu düşündüğünüz kişilere abone olun. Yani, bir gazeteci olarak bir kariyer hayal ediyorsanız, kendinizi önde gelen Rus ve dünya yayınlarını ekleyin. Fotoğrafçılar, tasarımcılar için topluluğa katılın. Günümüzde neredeyse tüm sosyal ağların “akıllı haber kaynakları” prensibi üzerinde çalıştığını belirtmek gerekir. Bu nedenle, sizin için neyin ilginç olduğunun her zaman farkında olacaksınız. Sorun değil, meydan okuma. Tabii ki, zorluklar sizi rahatsız edebilir ve bu nedenle çalışmak istemez. Ancak zor iş ile olumlu bir ilişki kurmaya çalışın. Kendinizi neşelendirin, övgü çekinmeyin! Karmaşık işi aşamalara ayırın - bu, verimliliğin korunmasına yardımcı olacaktır. Birkaç küçük görevi tamamlamak büyük bir görevden çok daha kolaydır. Ödüllendirin. Bazen sadece güç olmadığında bir an gelir. Uzanmak ve hiçbir şey yapmak istemiyorum. Bu durumla nasıl başa çıkılır? Kendinize bir ödül verin! Öncelikle, müşteriden gelen olumlu geri bildirimleri unutmamalıyız. Psikologlar, yüksek bir skorun en çok şarj edip motive edebileceğini söylüyor. Kendinizi iş için kurmanın bir başka iyi yolu da hafta sonu kendinizi ödüllendirmektir. Günü evde geçirin ya da size zevk veren bir şeyin tadını çıkarın. Kişinin kendi gücüne inanması. Takıntılı bir düşünce “Hiç çalışmak istemiyorum, ne yapmalı?” Görünüyorsa, sağlıklı egoizm yardımcı olabilir! Yeterli deneyiminiz veya iş zekanız yoksa, başarılarınızı düşünün! Bu, iç bariyerin üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır. Odak iş üzerinde. Çalışan belgeleri düzenlerken, bir iş planı oluşturmaya çalışın, sadece ne yaptığınızı düşünün. Birkaç basit yol konsantre olmaya yardımcı olacaktır. İlk olarak kendinize şu soruyu sormalısınız “Bunu neden yapıyorum?” İkincisi, psikologlar görselleştirme tekniğini kullanmanızı önerir. Görevi zaten tamamladığınızı hayal edin. Bitmiş çalışmanın tam olarak nasıl göründüğünü hayal edin. Hiç çalışmak istemiyorsan Bir mantra gibi, “Hiç çalışmak istemiyorum …” kelimelerini tekrarlayan bir insan ne olacak? Ne yapmalı Psikologlar ona "Hiçbir şey yapmak istemiyorum, bana bir köle vermek" kavramının son derece ütopik olduğunu anlatmaya çalışıyorlar. Dünyada hiçbir şey kolayca gelmez ve bu nedenle güneşin altında bir yer için savaşmanız gerekir. Hangi adımlar atılabilir? Bunun hakkında daha ayrıntılı konuşalım! Gelir hesaplaması Her şeyden önce, harcamalarınıza karar vermelisiniz. Zaten sahip olduğunuz fonların ne kadarına sahip olacağınızı anlamak için bu gereklidir. Hayatımın geri kalanında yeterli finansman olacak mı? Ve yıl sonundan önce? Hayır? Tembelliğinizi artırın ve çalışmaya başlayın! Gün izinsiz çalışın Neden çalışmak istemediğiniz sorusunun cevabı izin günlerinin olmamasıyla bağlantılıysa, hemen yönetime gidin. Gerçek şu ki, günler olmadan çalışmak sadece sağlık için zararlı değildir. Gerçekleştirilen görevlerin kalitesi düşer, verimlilik kaybedilir ve bu nedenle bir kişi çalışmasında ciddi sonuçlara yol açacak hatalar yapabilir. Ofiste çalışmaktan yoruldum ne yapmalı? Her gün ofiste çalışmak istemiyorsanız, evden çalışmanıza izin verecek bir iş bulmaya çalışın! Şantiyelerde birçok uzaktan çalışma seçeneği vardır. Bu sorunun bir başka çözümü de patronla diyalogdur. Bir uzlaşma bulmaya çalışın, çünkü bir işi kaybetmek iyi bir alternatif bulmaktan çok daha kolaydır. Yönetime sabit ve uzak çalışma arasında geçiş yapma seçeneği sunun. Amca için çalışmak istemiyorum Liderlik için çalışma isteği olmadığında ne yapmalı? Cevap basit Alanınızda başarılı olun ve kendinize lider olun! Bunu yapmak için, en iyi tarafınızı göstermeniz, üstler ve meslektaşlarınızla ilişkiler kurmanız gerekir. Bu size uymuyorsa, “Amcam için çalışmak istemiyorum ama ne yapacağımı bilmiyorum” düşüncesi sizi ziyaret ediyor, kendi işinizi düzenlemeye çalışın. Tabii ki, bu çok fazla güç, azim ve zaman gerektirecek, ancak oyun muma değer! Sabırlı olun, ailenizin desteğini alın - ve devam edin. Uzmanlık alanında çalışma arzusu yok Uzmanlık artık beğenilmiyorsa veya başlangıçta memnuniyet getirmediyse ne yapmalı? Başka bir meslek öğrenebilirsiniz. Bu arada, ikinci bir yüksek öğrenim almak gerekli değildir! Bugün evinizden ayrılmadan alabileceğiniz çok sayıda eğitim, kurs bulabilirsiniz! Başka bir seçenek de uzmanlık alanında olmayan bir iş bulmaktır. Genellikle diploma bulunan ve çalıştıkları yere karşılık gelmeyen insanlarla tanışabilirsiniz.
insan neden hiçbir şey yapmak istemez