🐭 2 Çocuğun Nafakası Ne Kadar

Boşanmasürecinden sonra en önemli konulardan bir tanesi de, eğer çiftin çocukları varsa çocuğun kimin velayeti altında kalacağıdır. Çoçuğa ne kadar nafaka ödenir sorusu tam bu aşamada ortaya çıkmaktadır. Çiftin bu konuda kesinlikle bir anlaşmaya varması gerekir aksi halde velayet davası sırasında atanan hakim konuyu Ailelerçocukların ne kadar etkilendiğini ancak çok geç olduğunda fark ediyor. Babalar çocuk nafakasını yükümlü oldukları hâlde ödemek istemeyebiliyor. İştirakNafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi ya da TMK m.12 göre mahkeme kararı ile ergin kılınması sureti ile son bulur. (TMK m.328/1) Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitim hayatına devam ediyorsa eğitim hayatı sonuna kadar iştirak nafakası ödenmeye devam edilir. (TMK m.182/2) AsgariGeçim İndirimi kısa adıyla AGİ, kişinin eş durumuna, çocuk sayısına göre değişmektedir. Şöyle ki eşi çalışmayanlar ile eşi çalışanlar arasındaki rakam değiştiği gibi, 2’den fazla çocuğu bulunanlar için de ödenen para değişmektedir. 2021 yılının yarısını geride bırakırken, işte AGİ miktarı NafakaNeye Göre Belirlenir 2022. Nafaka belirlenirken mahkeme başkanı bilirkişi raporuna göre hareket eder. Ama en önemli detay erkeğin maddi durumudur. Erkek ne kadar zenginse ve evli iken kadına ne kadarlık bir yaşam Nafakahesaplaması nafaka ödeyecek olan kişinin aylık gelirini %25’i kadar verilmektedir. Hesaplamaları ise gelirinin %25’lik kısmına göre yapılmaktadır. Asgari ücretli çalışan ve 3.000 TL, 4.000 TL, 5.000 TL, 6.000 TL maaş alan Mahkeme çiftin iki çocuğunun velayetini anneye verirken, Mustafa Uslu'nun çocuklarına aylık 12 bin lira nafaka ödemesine hükmetti. Ödenen nafaka, ÜFE-TEFE ortalamasından yapılan artış ile 21 bin 226 liraya ulaştı. 4LAXM0g. “İştirak nafakası nedir?”,”Çocuk için iştirak nafakası ne kadar ödenir?”, “Çocuğun nafaka miktarı 2020” boşanmak ve çocuğun velayetini almak isteyen tarafın en çok merak ettiği konulardandır. “Çocuğa ne kadar nafaka ödenir 2020?” sorusunu cevaplamadan önce çocuk için ödenen nafaka hakkında bilgi vermemiz gerekmektedir. Türk hukukunda nafaka alacaklısı bakımından farklı düzenlemeler mevcuttur. Şöyle ki; eş ile çocuğa verilecek olan nafaka, farklı koşulları gerekli kılmaktadır. Evlilik birliğinin sona ermesi halinde boşanılan eşe verilen nafaka yoksulluk nafakası; çocuğa verilen nafaka ise iştirak nafakası olarak adlandırılmıştır. Boşanma davasında nafaka adlı yazımızda boşanılan eşe verilen nafaka ile ilgili detaylı bilgiye erişebilirsiniz. Boşanma Davasında İştirak Nafakası Nedir? Boşanma davasında iştirak nafakası, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerinin velayet hakkına sahip olmayan eş tarafından ekonomik gücü oranında vermesi gereken para olarak tanımlanabilir. Çocuğa ödenen nafaka, iştirak nafakası olarak adlandırılmaktadır. Söz konusu nafaka yalnızca boşanma halinde değil; ayrılık ya da evliliğin butlanına karar verilmesi halinde de hükmedilen bir nafaka türüdür. Hukukumuzda çocuğun hakları üstün nitelikte haklar arasında kabul edilmiş olduğundan çocuğa verilecek nafakayla ilgili ayrı düzenlemeler yapılmıştır. Çocuk için nafakaya dair düzenleme TMK yer almaktadır. İlgili düzenleme çerçevesinde velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. İştirak Nafakası Ödenmesinin Koşulları Çocuğa nafaka ödenmesi için velayet hakkına sahip olmayan eşin ekonomik durumu büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla taraf, eğer nafaka ödeyecek güce sahip dahilse bu durumda çocuk için nafakaya hükmedilmemesi kararıyla karşılaşmak mümkündür. Ancak bu durum çok istisnai olarak ortaya çıkmaktadır. İştirak nafakası talebi boşanma davası devam ederken ileri sürülebileceği gibi dava sonunda verilen kararın kesinleşmesinden sonra da ayrı bir dava olarak ileri sürülebilir. Çocuğa nafaka ödenmesi talebi yalnızca boşanma davasında değil; ayrılık veya evliliğin butlanına karar verilmesi halinde de ileri sürülebilir. İştirak nafakası talebinde bulunma hakkı kural olarak velayet hakkını elinde bulunduran eşe aittir. Fakat ergin olan çocuk da kendisi için nafaka ödenmesi talebinde bulunabilir. Konuyla ilgili detayları nafaka süresi hakkında bilgi verirken açıklayacağız. İştirak Nafakası Talep Edilmeden Verilir Mi? İştirak nafakasını diğer nafaka türlerinden ayıran önemli bir nokta mevcuttur. Bu nafaka talep üzerine verilebildiği gibi talep edilmese de hakim tarafından nafaka ödenmesine hükmedilebilir. Dolayısıyla yoksulluk nafakasında olduğu gibi taleple bağlılık kuralı geçerli değildir. Koşulların var olması halinde hakim re’sen iştirak nafakası ödenmesi yönünde karar verebilecektir. Birden Fazla Çocuğa Nafaka Ne Kadar Ödenir? “Çocuk için ne kadar nafaka ödenir 2020?”, “Boşanmada çocuğa nafaka ne kadar?“,”İştirak nafakası ne kadar 2020?“sorusu özellikle birden fazla çocuğun olması halinde daha fazla önem kazanmaktadır. Birden fazla çocuğun olması durumunda çocuklar için verilen olan nafakanın miktarı, her bir çocuğun ihtiyaçları göz önünde bulundurularak belirlenecektir. Okul hayatına devam eden bir çocukla henüz daha üç yaşında olan bir çocuğun sağlık, eğitim ve bakım giderleri birbirinden farklıdır. Bu sebeple birden fazla çocuk için nafakaya hükmedilirken çocukların masrafları detaylıca ele alınacak ve bu doğrultuda nafaka miktarı hakkaniyete uygun olarak hakim tarafından belirlenecektir. Evlilik Dışı Doğan Çocuğa Nafaka Verilir Mi? Evlilik dışı doğan çocuk adına da nafakaya hükmedilmesi mümkündür. Bu sebeple velayet hakkı kendisinde bulunmayan anne veya babanın çocuk için nafaka ödemesine hükmedilebilecektir. Bu halde çocuğun bakım, eğitim ve sağlık masrafları göz önünde tutularak nafaka miktarı belirlenecektir. Elbette velayet hakkı kendisinde olmayan anne veya babanın ekonomik durumu da değerlendirilecektir. Anlaşmalı Boşanma Davasında İştirak Nafakası Nasıl Belirlenir? Anlaşmalı boşanma davasında nafaka konusu ayrıca ele alınmalıdır. Anlaşmalı boşanma davası açan kişilerin boşanma ve evliliğin sonuçları hakkında uzlaştığı kabul edilir. Eşler, anlaşmalı boşanma davası ile boşandıktan sonra boşanma protokolünde yazılı hususlarla bağlı olacaktır. Şöyle ki; anlaşmalı boşanmada yoksulluk nafakası talebinde bulunmayacağını talep eden eşin boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava açarak yoksulluk nafakası talebinde bulunması mümkün olmayacaktır. Çocuk için nafaka, boşanma protokolünde talep edilmemiş olsa dahi boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava ile talep edilebilir. Bu durum çocuk için nafakayı ve yoksulluk nafakasını birbirinden ayıran en önemli özelliklerdendir. Çocuk için nafaka, kamu düzeninden kabul edilmekte olup hakim tarafından re’sen hükmedilebilir. Tarafların Zengin Olması İştirak Nafakasına Engel Mi? Boşanan eşlerin ekonomik durumlarının çok iyi olması çocuk için nafaka verilmesine engel değildir. Tarafların maddi durumları ne kadar iyi olursa olsa çocuğun bakım ve giderlerine birlikte katlanma yükümlülüğüne sahiptirler. Bu nedenle eşler zengin olsa da çocuk için nafakaya hükmedilebilecektir. İştirak Nafakası Davası Nedir? İştirak nafakası davası, nafakanın arttırılması veya azaltılmasıdır. İştirak nafakasının arttırılması veya azaltılması talebiyle dava açılması için kanunda herhangi bir süre öngörülmemiştir. Dolayısıyla her zaman çocuk için hükmedilen nafakanın arttırılması veya azaltılması talebiyle dava açılabilir. Çocuk için verilen nafaka miktarının az gelmesi veya nafaka borçlusunun maddi durumunun kötüleşmesi halinde dava açılması ve nafaka miktarının değiştirilmesi mümkündür. Ancak şuna dikkat edilmelidir ki bu dava çocuğun ergin olmasına kadar velayet hakkı sahibi tarafından açılabilir. Çocuk ergin olduktan sonra ise bizzat kendisinin dava açması şarttır. İştirak Nafakası Ne Kadar Süre Ödenir? Kaç Yaşına Kadar Ödenir? İştirak nafakası kaç yaşına kadar ödenir? Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki çocuğa nafaka ödenmesi, süre bakımından sınırlandırılmıştır. İştirak nafakası, çocuk ergin oluncaya kadar ödenir. Çocuğun 18 yaşını doldurmuş olması halinde nafaka yükümlülüğü kendiliğinden sona erer. Nafakanın kaldırılması için nafaka borçlusunun ayrı bir dava açmasına gerek yoktur. Ancak eğitimi devam eden ergin çocuk anne veya babasından kendisinden nafaka ödenmesi talebinde bulunabilecektir. Dolayısıyla iştirak nafakası kaç yaşına kadar ödenir? sorusunun cevabı bu noktada değişiklik göstermiştir. Söz konusu durum TMK m. 328’de düzenlenmiştir. Bu halde çocuk tarafından talep edilecek olan nafaka, esasında yardım nafakası niteliğinde olacaktır. Belirtilen durumda nafaka talebinde bulunacak taraf ise artık ergin olan çocuk olacaktır. Yardım Nafakası Ne Zaman Biter? Eğitimi devam eden çocuğa verilen yardım nafakası, kendiliğinden son bulmayacaktır. Nafakanın sona ermesi için nafaka borçlusunun dava açması ve nafakanın kaldırılması talebinde bulunması gerekmektedir. Nafaka davası ve diğer aile hukuku konularında bu alanda faaliyet gösteren aile ve boşanma avukatına danışılması hızlı ve etkili çözümlere ulaşılması açısından büyük önem taşımaktadır. Nafaka Nedir ?Nafaka Türleri Nafaka Yasası Son Durum 2022 Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir ?Nafaka Artış Oranı Nafaka Artış Oranı YargıtayNafaka Hesaplama Programı Var Mı ? Nafaka Artışı Hesaplama Nafaka Nedir ? Boşanma sürecinde ve boşanmasının kesinleşmesi neticesinde çocuk ve maddi durumu kötüleşen eşe yapılan maddi yardıma “Nafaka” denir. Nafaka Türleri Türk hukuk sistemine göre nafaka türleri nelerdir ? Türk hukuk sistemine göre nafaka türleri; tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası ve yardım nafakasıdır. Tedbir nafakası ile ilgili makalemize BURADAN ulaşabilirsiniz. Nafaka Yasası Son Durum 2022 Türk Medeni Kanunu 175. maddeye göre, Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Maddede geçen “süresiz” kelimesi nedeniyle birçok kişi mağdur olmaktadır. Boşanmalarına rağmen yıllarca nafaka ödemeye devam eden kişi sayısı pek de azımsanacak değildir. Son zamanlarda çıkan nafaka tepkisinden sonra nafaka için yeni bir düzenleme yapılması planlanıyordu. Bu planlama meclis tarafından bu yıl gündeme alınacak. Düzenleme ile “nafaka ödeme süresine üst sınır konulması” ve “evlilik süresine göre nafaka ödenmesi” sağlanacak. 2 yılın altındaki evliliklerde 5 yıl, 5 yılın altındaki evliliklerde 7- 8 yıl, 5 ila 10 yıl arasındaki evliliklerde 12 yıl, 15 yılın üzerindeki evliliklerde evlilik süresi dikkate alınarak nafaka verilmesi planlanıyor. Süre sınırında takdirin tarafların durumuna göre hâkimde olacağı belirtiliyor. Hâkim, nafakayla ilgili karar verirken, eşlerin iş ve gelir durumunu’ dikkate alacak. Süresiz Nafaka Mağdurları Platformu üyeleri, mağduriyetlerinin giderilmesi için yasal düzenleme yapılmasını istiyor, bu doğrultuda seslerini duyurmaya çalışıyor. Yeni nafaka düzenlemesi yapılarak süresiz nafaka konusunun çözüme kavuşturulması, adaletin sağlanması bekleniyor. Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir ? Asgari ücret alan biri ne kadar nafaka öder ? 5000 TL maaş alan biri ne kadar nafaka öder ? Nafaka avukatı olarak karşılaştığımız en sık sorulardan bazıları da bunlardır. Maaşını belirten kişi ne kadar nafaka ödeyeceğini bilmek ister. Kanunda nafaka miktarının alt ve üst sınırı belirlenmemiştir. Boşanma davasında nafaka belirlenirken mahkeme araştırma yapmak zorundadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılacaktır. Kişilerin aylık kazancı, malvarlıkları nafakanın belirlenmesinde en önemli etkenlerdir. Asgari ücret alan bir kişi bile nafaka ödemek zorunda kalabilir. Nafaka Artış Oranı Nafaka Artışı Hesaplama – Mahkeme tarafından boşanma kararında nafakanın önümüzdeki yıllarda yeniden hükme gerek kalmaksızın TÜİK Türkiye İstatistik Kurumu tarafından belirlenecek ÜFE artış oranında arttırılması kararı verildiyse bu durumda nafakanın bağlandığı ve başlatıldığı tarih esas alınarak her yıl aynı ayda olmak üzere TÜİK tarafından belirlenecek ÜFE artış oranında geçerli nafaka miktarının arttırılması gerekmektedir. Nafaka Artış Oranı Yargıtay Nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Nafaka Hesaplama Programı Var Mı ? Kanunda belirli bir nafaka miktarından bahsedilmediği için nafaka hesaplama programı bulunmamaktadır. Çünkü hakim, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre karar verecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/1557 E. – 2015/2021 K. kararına göre; TÜİK’in yayınladığı ÜFE 12 aylık ortalama artış oranı nazara alınmak suretiyle nafaka artışının yapılması gerekmektedir. Nafaka alacaklılığı, çocuğun bireyselliğinin bir parçasıdır. Hukukumuzda, çocuk kendisini dünyaya getiren ana ve babasından bakım parası isteyebilir. Bu onun en doğal hakkıdır. Ana ve babanın bu nafaka yükümü sosyal yardım ve dayanışma düşüncesinden kaynaklanır; onların velayet hakkından bağımsızdır Rona, Serozan Çocuk Hukuku, İstanbul 2005, vd. .Öte yandan, aile bireylerinden birinin yoksulluğa düşmüş olması halinde, diğerlerinin onun yardımına koşmaları da ahlak kurallarının gereğidir. Fakat bu gereklilik bir hukuk kuralı haline gelmediği sürece, aile bireylerini yoksulluk içinde bulunan hısımlarına yardım etmeye zorlamak imkânı yoktur. Diğer taraftan, yoksulluğa düşmüş olan bir hısıma yardım etmemek, "aile dayanışması fikrine" aykırı düştüğü gibi, toplumun hak duygusunu da zedeler. İşte, kanun koyucular bütün bu düşüncelerle bir kimseyi, yoksulluğa düşmüş olan hısımlarına yardım etmeye zorlarlar ki, buna nafaka yükümlülüğü denir Turgut Akıntürk/Derya Ateş Karaman Türk Medeni Hukuku, Aile Hukuku, İstanbul 2012, vd. ……Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak koyucu, bu kapsamda aile bireylerinin ekonomik olarak korunması amacıyla 4721 sayılı TMK'nun 328 ve 364/1. maddelerinde düzenleme göre, TMK'nun 328. maddesi"Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler."Hükmünü içermekte olup;TMK'nun 364/1. maddesinde ise"Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür." düzenlemesine yer üzere, kanun koyucu TMK'nun 328/2. maddesinde getirdiği yeni hükümle, eğitime verdiği önemi vurgulamış ve öğrenimlerini başarıyla sürdürmekte olan çalışkan ergin öğrencileri desteklemiş olmaktadır Turgut Akıntürk/Derya Ateş Karamanage., .743 sayılı Medeni Kanununun yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun gün ve 2/99-21 sayılı içtihadındaki; "Babanın sosyal durumu bakımından çocuğun okutulmasının gerekmesi halinde iştirak nafakasının çocuğun erginleşmesinden sonra da okumaya devamı sebebiyle ödenmesi, Medeni Kanunun hükümlerindendir. Zira, evlilik birliğinin boşanma ile ortadan kalkmış olması, ana ve babanın çocuğa karşı olan borçlarında bir değişiklik meydana getirmez. Diğer deyimle, ana ve babanın beraber yaşaması halinde nasıl her ikisi beraberce çaba göstererek çocuğu sosyal durumlarına göre okutmakla ödevli idiyseler, boşanmadan sonra dahi bu ödevleri sona ermez" ilkesi, kanun koyucu tarafından TMK. hükmüyle yasal kural haline hukuksal kavramı ise mevzuatımızda tanımlanmamıştır. Belirtmek gerekir ki, yoksulluk ekonomik ve sosyal koşullarla doğrudan ilgilidir. O nedenle, bunu ülkenin ekonomik ve sosyal koşulları altında belirlemek gerekir. Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama, maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına sahiptir Anayasa . Şu halde, bu temel hakkın tabii sonucu yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek yerinde ağır ekonomik koşullar karşısında eğitimle çalışmayı bir arada sürdürmenin mümkün olmayacağı, bir kural ve karine olarak kabul edilmelidir HGK'nun gün ve E1999/2-288, K1999/294 sayılı ilamı . YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1627 K. 2015/1020 T. dava dilekçesi ile; öz babası olan davalıdan, boşanma davasında lehine hükmedilen 100 TL iştirak nafakasının, 18 yaşını doldurması ve halen eğitim hayatının devam ediyor olması nedeniyle, aylık 500 TL'ye artırılmasını talep ve dava davacının halen üniversite mezunu ve meslek sahibi olduğundan başkasının yardımına ihtiyaç duymayacağını savunarak davanın reddini bir yüksekokul bitirmiş 23 yaşlarındaki halen çalıştığı da anlaşılan erkek çocuğun açık öğretimde öğrenci olduğundan bahisle babasından yardım nafakası istemesinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz 328/2 ve 364/1. maddelerine göre, şayet çocuk reşit olduğu halde eğitimine devam ediyorsa eğitimi sona erinceye kadar ana ve babanın bakım borcu devam eder. Bu durumda çocuk ana ve babaya karşı yardım nafakası davası delillere göre, davacı her ne kadar Adnan Menderes Üniversitesi Karacasu Memnune İnci Meslek Yüksekokulu mezunu olsa da dava tarihi itibariyle halen Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinde 3. sınıf öğrenci olup, sabit bir yerde çalışmamakta ve düzenli bir geliri bulunmamaktadır. Davalı babanın ise adliyede memur olduğu yaklaşık 1500 TL maaşının bulunduğu Yargıtay uygulamalarına göre açık öğretim fakültesinde eğitim görmek yardım nafakasına mani değildir. Davacının düzenli bir geliri bulunmamaktadır. Günün ekonomik koşulları ve ülkedeki ekonomik yapı da nazara alındığında davacının eğitimini bir an önce tamamlaması kendi menfaatinedir. Ayrıca davacının çalışarak eğitim hayatını beraber götürmesini beklemek eğitim hayatını zora izah taraflara, hukuki niteleme hakime ait bir olayda, davacının iştirak nafakasının artırımı yönündeki talebi TMK. 328/2 ve 364/1. maddesi kapsamında yardım nafakası talebini davacı yararına hakkaniyete uygun bir miktarda yardım nafakasına hükmolunması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir… ,Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu TMK 'nun 328/2 ve 364/1. maddeleri kapsamında yardım nafakası istemine davanın reddine dair verilen karar davacının temyizi üzerine, özel Daire'ce yukarıda yazılı nedenlerle Mahkemece, önceki gerekçelerine ilave olarak, "…davacının şu anda nişanlı olduğu, düğünlerde piyanistlik yaptığı, aylık 300 TL gelirinin olduğu, davalının oğlu reşit olduktan sonra 53 ay iştirak nafakasını kendi isteğiyle ödediği, daha sonra bu nafakaları geri istediği, bunun üzerine davacının eldeki davayı açarak iştirak nafakasının arttırılmasını talep ettiği, davacının açık öğretim fakültesine kayıtlı olduğu ikinci okulu olduğu, halen 24 yaşında olan davacının sağlık bakımından çalışmasına engel bir durumunun bulunmadığı, davacının halen adliyede yazı işleri müdürü olarak çalışan annesi ile birlikte yaşadığı, evlenme hazırlığı içinde olan davacının açık öğretim eğitim giderlerini karşılamaya yetmeyecek düzeyde olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı, düzenli ve yeterli bir gelirinin bulunduğunun anlaşıldığı, Yargıtay kararları incelendiğinde nafaka talep eden kişilerin işsiz olup eğitim gördükleri açık öğretim fakültesinin ilk yükseköğretim kurumu olduğu, davalı baba açısından eğitim giderlerine katılma yönünden makul sürenin geçmiş olduğu, bu haliyle davacının açık öğretimde öğrenci olduğundan bahisle babasından yardım nafakası istemesinin 2 ve 4. maddesinde düzenlenen dürüstlük ve hakkaniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği, 365. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre nafakanın, yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hakimin, onların nafaka yükümlülüğünü kaldırabileceği, davanın yasal koşullarının oluşmadığı…" gerekçeleriyle önceki kararda kararını, davacı temyiz yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; üniversitede okuyan ve düzenli bir geliri bulunmayan ergin davacı çocuk yararına yardım nafakası takdiri gerekip gerekmediği noktasında olaya gelince; dava tarihi itibariyle davacı çocuk reşit olup, iki yıllık meslek yüksek okulu mezunudur. Aynı zamanda, eğitimini 4 yıllık bir fakültede tamamlamak isteyerek, Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesine de kayıt yaptırmıştır. Davanın açıldığı tarihte de 3. sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir. Meslek yüksek okulundan mezun olmakla birlikte, mesleğine uygun bir iş bulamamış; özel yeteneği nedeniyle düğünlerde müzik aleti kullanarak, cüzi bir miktar para kazanmaktadır. Kazandığı para, ihtiyaçlarını karşılamadığı gibi, okulunun harç ve giderlerine de durumda, davacı çocuğun davalı babanın yardımına ihtiyacı olduğu açıklanan ilkeler uyarınca, baba yoksulluğa düşmüş çocuğuna yardım etmek zorundadır. Çocuğun okulunu bitirip, bir işe girmesi, çocuğun yararına olduğu gibi, babanın da yararına halde, yerel mahkemece davacı yararına hakkaniyete uygun bir miktarda yardım nafakasına hükmolunması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davacı çocuğun nafaka isteminin tümden reddine karar verilmesi doğru Genel Kurulunda yapılan görüşmede azınlıkta kalan bir kısım üyeler, yerel mahkeme direnme kararının gerekçeleri itibariyle doğru olduğu, bu nedenle onanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; yukarıda belirtilen gerekçelerle bu görüş Kurul çoğunluğunca böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel Daire bozma ilamına uyulması gerekirken, yanılgılı gerekçe ile önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya nedenle, direnme kararı BOZULMALIDIR. İştirak Nafakası Nedir?Peki iştirak nafakasına konu edilebilecek giderler nelerdir?Kimler İştirak Nafakası Talep Edebilir?İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır?İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?İştirak Nafakası Hangi Hallerde ve Ne Zaman Kesilir?İştirak Nafakası Ödenmezse Ne olur?Nafaka Alacaklarında Zamanaşımı Nedir? İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eş aleyhine, ergin olmayan çocuk lehine herhangi bir talep olmaksızın da hakim tarafından hükmedilen nafaka türüdür. Bu nafaka türünde eşlerin kusur durumunun hiçbir önemi yoktur. Bu nafaka türündeki amaç ergin olmayan çocuğun yetiştirilmesi, sağlık barınma, eğitim vs. giderlerine velayet kendisine verilmeyen eşin mali gücü oranında katılmasını sağlamaktır. Medeni Kanun Mahkeme tarafından daha önce tedbir nafakası adı altında ödenmesine karar verilen nafakanın boşanma ya da ayrılık kararının kesinleşmesi ile birlikte iştirak nafakası şeklinde ödenmesine karar verilir. İştirak nafakası davasına bakmaya 4787 sayılı kanun ile kurulan Aile Mahkemesi görevlidir. Türk Medeni Kanunu’nda tarafların boşanması ile birlikte varsa müşterek çocuklar hakkında bazı düzenlemelerin yapılması gerekir. Nitekim boşanmanın çocuklar açısından sonuçlarından birisi de çocuklara nafaka verilmesi hususudur. Türk Medeni Kanunu’nun 182. Maddesinin 2. Fıkrasında Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderine gücü oranında katılmak zorundadır’ diyerek çocuğa verilmesi gereken nafakaya ilişkin yasa metni düzenlenmiştir. Uygulamada ve yasada çocuklara verilecek nafaka çeşitleri şu şekildedir -Tedbir Nafakası-İştirak Nafakası-Yardım Nafakası Tedbir Nafakası Türk Medeni Kanunu 169. Maddeye göre geçici bir önlem olan tedbir nafakası boşanma davası süresince çocuğun mağdur kalmaması adına verilen nafakadır. Yardım Nafakası Evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte 18 yaşından büyük müşterek çocuğun sağlık,eğitim giderleri devam edecektir. Üniversite eğitiminin ve diğer ihtiyaçların karşılanması adına anne ve babanın yükümlülükleri devam eder. İşte bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nda çocuk 18 yaşını doldursa da nafaka hakkı mevcuttur. Bu tür nafakaya da yardım nafakası denmektedir. İştirak Nafakası 18 yaşını doldurmamış müşterek çocuk için verilen nafaka türüdür. Burada detaylıca bu nafaka türünden bahsedeceğiz. Evlilik birliğinde anne ve babaya çocukların bakım, gözetim, eğitim, sağlık vb. sorumlulukları yüklenmiştir. Taraflar boşanmış olsalar da anne ve babanın bu yükümlülükleri devam edecektir. Velayeti kendisinde olmayan çocuk için her anne /baba giderlere katılmak zorundadır. Peki iştirak nafakasına konu edilebilecek giderler nelerdir? -Sağlık Giderleri-Eğitim Giderleri-Yiyecek Giderleri-Giyecek Giderleri-Barınma Giderleri-Sosyal Giderler ve benzeri giderler iştirak nafakasına konu edilebilir. Kimler İştirak Nafakası Talep Edebilir? İştirak nafakası, boşanma davası neticesinde çocuğun velayeti kendisinde olmayan eş aleyhine çocuğun giderlerine katılmasını sağlamak üzere hükmedilen bir nafakadır. İştirak nafakası davası açabilecek kişiler şunlardır Medeni Kanun -Fiili olarak çocuğa bakan eş, -Çocuğa atanan kayyım, -Vasi, -Ayırt etme gücüne temyiz kudretine sahip çocuk talep edebilir. İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır? Çocuk için ödenecek nafaka miktarı; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumları da gözetilmek suretiyle hakim tarafından MK hususlar da dikkate alınarak takdir edilir. TMK m. 330 Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun varsa gelirleri de göz önünde bulundurulur. İlköğrenim çağındaki çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ile lise ya da üniversite çağındaki çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ya da mali durumu daha iyi olan eşin yanında kalan çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ile mali durumu daha kötü olan eşin yanında kalan çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı aynı olmayacaktır. Medeni Kanunun 182/3 maddesine göre hakim, tarafların istekleri halinde irat şeklinde ödenmesine karar verilen iştirak nafakasının ileriki yıllarda ne miktar arttırılacağını da kararında belirtebilir. Hakim, iştirak nafakasının, her yıl TEFE/TÜFE, DİE, Döviz Artış Kuru, Altın Fiyatları endeksine göre arttırılacağını kararında belirtmek sureti ile sonraki yıllarda ödenecek nafaka miktarını da belirleyebilir. Hakim gelecek yıllarda ödenecek nafaka miktarını belirlememiş olması ya da şartların değişmiş olması durumunda nafaka alacaklısı ya da nafaka borçlusu nafaka uyarlama davası açabilir. Mesela nafaka borçlusunun mali durumunun çok iyi hale gelmesi, çocuğun liseye, üniversiteye başlaması vs. İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir? İştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi ya da TMK göre mahkeme kararı ile ergin kılınması sureti ile son bulur. TMK Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitim hayatına devam ediyorsa eğitim hayatı sonuna kadar iştirak nafakası ödenmeye devam edilir. TMK İştirak Nafakası Hangi Hallerde ve Ne Zaman Kesilir? İştirak nafakası aşağıdaki hallerde kesilir -Nafaka borçlusunun ölmesi, -Çocuğun ergin olduktan sonra eğitim hayatına devam etmemesi, -Çocuğun evlenmesi. İştirak Nafakası Ödenmezse Ne olur? İştirak Nafakasının ödenmemesi durumunda cebri icra ile tahsili yoluna gidilebilir. Kanun koyucu nafakanın tahsilini kolaylaştırmak için bazı tedbirler ihdas etmiştir. Nafaka alacakları İcra İflas Kanununa göre düzenlenecek sıra cetvelinde 1. sıra alacaklar arasında sayılmıştır. Dolayısıyla nafaka borçlusunun menkul ya da gayrimenkul mallarının icra yolu ile satılması durumunda satış parasından nafaka alacağı öncelikle ödenir. Nafaka alacaklarının tahsili için emekli maaşına haciz konulabilir. Nafaka alacağının tahsili için nafaka borçlusunun maaşına haciz konulması durumunda aylık nafaka miktarının tamamı maaştan kesilir. Nafaka borçlusunun maaşında önceden haciz olsa bile aylık nafaka miktarı önceki hacizlerden bağımsız olarak maaştan kesilir. Nafaka borçlusu, aylık nafaka bedelini ödememesi durumunda nafaka alacaklısının şikayeti üzerine diğer şartların da mevcut olması durumunda İİK 344. maddesine göre 3 aya kadar tazyik hapsine mahkum edilecektir. Nafaka Alacaklarında Zamanaşımı Nedir? Mahkeme ilamları ile ilam hükmündeki diğer kararlar son işlem tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yani bu ilam dayanak alınarak işlem yapılamaz. İİK BK m. 146 Nafakaya ilişkin ilamlar bu kuralın istisnasıdır. Yani, nafaka alacağına dair bir mahkeme kararı üzerinden 10 yıl geçse dahi, o mahkeme kararı geçerlidir. Ancak biriken nafaka alacakları üzerinden 10 yıl geçmekle ilam zamanaşımına uğramasa bile biriken nafaka alacakları zamanaşımına uğrar. Mesela tarihinde hükmedilen iştirak ya da yoksulluk nafakasını tarihinde tahsili için icraya koyduğumuzda tarihinden önceki nafakalar zamanaşımına uğramış olur. Ancak ilamın üzerinden 10 yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen ilam geçerliliğini korur. Yardım nafakası kavramı, daima bizlere boşanma davası çağırışımı yapmaktadır. Ancak nafakanın amacı doğrultusunda bir tanımdan yola çıkarsak, kişilerin standart düzeyde yaşamını idame ettirmesi için gereken geçimliktir. Türk Hukuk sistemi yardım nafakası da dahil olmak üzere, iki çeşit nafaka belirlemektedir. Bunlar; Tedbir Nafakası Yardım Nafakası Bu yazıda ele alacağımız nafaka türü de yardım nafakasıdır. Kişinin, çalışma ve geçimini idame ettirme konusunda sıkıntıya düştüğü durumlarda, kanunda belirtilen kan hısımlarından isteyebileceği nafaka türüne yardım nafakası denmektedir. Bu nafakayı isteme koşullarını, nafakanın miktarını hakim belirleyebilir. Yardım Nafakası Nedir? Yardım nafakası ile ilgili olarak, kimlerin bu nafakayı ödeyeceği kanun tarafından belirlenmiştir. Buna göre herkes için geçerli olmak üzere, kişi; Altsoy Kişinin; çocuklarına, torunlarına, Üstsoy Kişinin; anne babasına, büyük anne ve büyük babasına, Kardeşlerine, Eğer kendilerini idame ettiremeyecek durumdaysalar ve mali açıdan çıkmazın içindelerse maddi olarak yardım etmekle yükümlüdür. Bu kanunun temeli de örf ve adetlerimizden gelmektedir. Geçmişten bugüne Türk akrabalık ilişkilerinde, yardımlaşma çok önemli bir yer tutmuştur. Bu yardımlaşmanın; Kanuni bir dayanağı olması adına da yardım nafakası kurumu getirilmiş, inisiyatif alınmasından çok kişilere yükümlülük getirerek sistematik bir şekle bürünülmesi sağlanmıştır. Yardım Nafakasının Amacı Nedir? Yardım nafakasına ilişkin olarak getirilen bu yasal düzenlemeye yazımızın başında değinmiştik. Kişiler, birçok farklı nedenden dolayı yardıma muhtaç duruma düşebilirler. Ülke geneline seyreden bir ekonomik buhran olabilir, herhangi bir işte çalışamayacak kadar sağlık problemleri yaşanması olabilir vs. Bireylerin bu tür durumlarda da geçimlerini asgari düzeyde bile olsa sağlaması önem arz etmektedir. Ancak kişisel olarak bir maddi kanal yaratamayan bireye; üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri tarafından maddi yardım yapılması yasalar tarafından düzenlenmiştir. Bu kanunun amacı bu anlattıklarımızdan ibarettir. Aksi halde halk diliyle, eli ayağı tutan kişilerin bu nafakayı talep etme hakları bulunmamaktadır. Yardım Nafakası Nasıl İstenir? Yardım nafakası, diğer nafaka türlerinden farklı olarak mahkeme tarafından re ’sen incelenerek hükmedilmez. Muhakkak ilgili tarafından talep edilmesi gerekmektedir. Söz konusu nafakayı almak isteyen kişi, Taleplerinin bulunduğu dilekçeyi mahkemeye, dava açmak sureti ile sunmalıdır. Eğer mahkeme gerek görürse nafakaya hükmedebilecektir. Hukukun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesi de burada uygulama alanı bulmaktadır. Kişi, mahkemeden ne talep ettiyse, hakim daha fazlasına hükmedemez. Yardım Nafakası Davasında Öncelik Sırası Yardım nafakasının ilk önce hangi kan hısımından talep edileceği kafalarda soru işareti bırakmaktadır. Nafaka konusunda kanun, özel bir düzenlemeye gitmiş ve kişilerin, istediklerine karşı nafaka talep etmelerinin önüne geçmiştir. Buna göre nafaka talep edecek kişi, kanunda belirtilen sırayı takip etmek zorundadır. Kanunda düzenlenen sıra, mirasçılıktaki sıra gibi olacaktır. Mirasçılıktaki sırayı açıklayacak olursak; Miras hukuku, zümre sistemini kabul etmiş ve mirasçıları belirli zümrelere ayırmıştır. Örnek verecek olursak, Miras hukukuna göre 1. Zümrede mirasçının bulunması, diğer zümrelerin mirasçılığı önünde bir engel oluşturmaktadır. Bunu somut olarak örneklendirecek olursak, A’nın ölmesi durumunda eğer çocuğu varsa annesi B veya kardeşi C, mirastan faydalanamayacaktır. Nafaka sıralaması da bu şekilde işlemektedir. İlk davalının kim olacağını mirasçılık sıralamasından kolayca anlayabiliriz. Nafaka davasında sırasıyla davalılar şu şekildedir; Nafaka davası açan kişinin altsoyu Çocukları, Torunları, Nafaka davası açan kişinin üstsoyu Annesi, Babası, Nafaka davası açan kişinin kardeşleri. Eğer kardeşlerinin maddi durumu, yardım etmeye elverişli değilse nafaka yükümlülükleri bulunmamaktadır. Nafaka davası açan kişinin, büyük annesi ve büyük babası, Eğer hala hayattalarsa, üst soyun da üst soyuna, Nafaka talebi ile dava açılabilir. Ancak sıralamayı takip ederek davayı açmak önem arz etmektedir. Sıralamayı takip etmekten kasıt, alt sırada nafakayı ödeyebilecek maddi imkanlara sahip kan hısımı olduğu halde o sırayı atlayarak bir üst sıradaki kan hısımına, nafaka talebi ile dava açılması mümkün değildir. Yardım Nafakasının Nakit Ödenmesi Zorunlu Mudur? Yardım nafakası, kanunda düzenlendiği üzere nakit ve tümü bir arada olacak şekilde yani peşin ödenmelidir. Fakat taraflar kendi aralarında yapacakları anlaşma ile bu nakit olan nafakayı, herhangi bir mala çevirebilirler. Peşin ödenmesi konusunda ise kanunda açıkça bir kısıtlama bulunmadığı için kıyas yolu ile iratlar halinde de ödenmesi düşünülebilmektedir. Yardım Nafakasının Arttırılması, Azaltılması veya Kaldırılması Yardım nafakasının, maddi olarak muhtaç durumda olan kişiye karşı verildiğini yukarıda bahsetmiştik. Eğer nafaka alan kişi, nafaka almak zorunda bırakan durumdan kendisini kurtaracak olursa ve koşullar lehinde veya aleyhinde değişecek olursa; nafakanın azaltılması, arttırılması ya da tümden kaldırılması mümkün hale gelebilir. Koşulların bu hale geldiği ise mahkemede ispat edilmelidir. Aksi halde hakim bu yönde bir karar vermeyecektir. Örnek verecek olursak, bir rahatsızlığı nedeni ile çalışamayacak durumda olan ve nafaka alan kişinin, iyileşip eski haline gelmesi sonucunda nafakası hakim tarafından kaldırılabilir. Ya da yoksul olan ve maddi imkansızlıklar içerisinde bulunan kişinin, maddi gücünün toparlanması ile beraber hakim yine nafakanın kaldırılmasını isteyebilir. İşin özü itibari ile sözü geçen nafaka sınırsız olarak kişiye verilmez. Koşullarla beraber değişkenlik gösterebilir. Yardım Nafakası Davasında Görev ve Yetki Yardım nafakası, davalarında görev ve yetki hususu TMK’da düzenleme altına alınmıştır. Bu davalara bakacak görevli mahkeme Aile Mahkemesi, yetkili mahkeme de davanın taraflarından herhangi birisinin bulunduğu yer mahkemesidir. Yetki bakımından davacıya seçimlik bir hak tanınmıştır. İsterse kendi yerleşim yeri Aile Mahkemesinde isterse de davalının yerleşim yeri mahkemesinde davayı açabilecektir. Görevli mahkeme açısından ise eğer ki davanın açılacağı yerde Aile mahkemesi bulunmuyor, bu durumda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Burada Asliye Hukuk Mahkemesi, mevcut davaya Aile Hukuk Mahkemesiymiş gibi bakacaktır. Öğrenciler Yardım Nafakası Talep Edebilir Mi? Yardım nafakası öğrenciler açısından da mümkün olabilmektedir. TMK’da bu durumla ilgili olarak düzenlenmiş özel bir hüküm bulunmaktadır. İlgili hüküm olan Türk Medeni Kanunu madde 328/2 uyarınca, öğrencili faaliyeti halen devam eden ancak 18 yaşını doldurmuş kişinin ebeveynleri, çocuğun eğitim hayatı son bulana kadar maddi imkanları doğrultusunda çocuklarına yardım etmek zorundadırlar. TMK’da ele alınan bu mevcut düzenleme, iştirak nafakasından farklıdır. İştirak nafakasında ebeveynler, çocuk 18 yaşına kadar ortak olarak bakmakla yükümlü olup 18 yaşını tamamladığı andan itibaren bakım yükümlülükleri ortadan kalmaktaydı. Ancak TMK düzenlenen bu madde ile çocuğun tüm öğrenim hayatı boyunca ebeveynlerin, bakmakla yükümlü olduğu bize açıkça yardım nafakası çağırışımı yapmaktadır. Yardım Nafakası İcraya Konu Olabilir Mi? Yardım nafakası hakim tarafından kararlaştırıldıktan sonra ödenmemesi durumunda icra edilebilirliği gündeme gelmektedir. Ancak uygulamada, merak konusu olan başka bir husus daha vardır. O da nafakanın ilamsız icra takibi konusu olup olamayacağı konusudur. HMK “Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.” denilmiştir. Bu kapsamda aile hukukundan kaynaklanan düzenlemelerde ilam şartı kanunen aranmaktadır. Ancak nafaka ile ilgili olan uyuşmazlıklarda bu kanunun bir istisnası bulunmaktadır. Bu istisna Yargıtay’ın daha önce verdiği yerleşik kararlardan kaynaklanmaktadır. Buna göre nafakaya konu olan mahkeme ilamları yani mahkeme kararları, kesinleşmesine gerek kalmadan da icra takibine konu olabilmektedir. Sonuç Yardım nafakası; yardıma ihtiyacı olan ve sadece ekonomik olarak yardımlarla ayakta durabilen kişiye, kanunda belirtilen kan hısımları tarafından mahkeme eliyle yapılan yardıma denilmektedir. Nafakanın tespit edilmesi, koşulları ve miktarına ise hakim takdir yetkisini kullanarak karar verecektir. Kanun gereği kural olarak kişiler, yardıma muhtaç olan ve yardım edilmediği zaman düşkün olacak; altsoya, üstsoya ve kardeşlere ekonomik olarak destek olmak zorundadır. Fakat bu kurala rağmen kişiye yardım edilmemesi sonucunda da dava açılması sonucunda mahkeme bu nafakaya hükmedecektir.

2 çocuğun nafakası ne kadar