🌩️ Sülük Tedavisinden Sonra Neden Kaşıntı Olur
yopSY. -Krem ve parfüm kullanılmaması -Kan sulandırıcı ilaç alınmaması -Kan sulandırıcı limon, sarımsak vb gıda alınmaması -Ginseng içeren vitamin gibi takviyelerin alınmaması önerilir. Lütfen detaylı bilgi için WhatsApp +90 549 635 03 13 hattımızdan ya da aşağıdaki iletişim formundan açıklayıcı mesajınız ile iletişime geçiniz. Bilgi Talep Formu Adınız gerekli E-mail gerekli İletişim No gerekli Mesajınız
SÜLÜK NEDİR, NE ZAMANDAN BERİ TIPTA KULLANILIR? Yüzyıllar boyunca sülükler, insanlar taralından bir çok hastalığın tedavisinde kullanılmalarının yanısıra, oluşturdukları hastalıklar nedeni ile de tıbbi bir ilgi odağı haline gelmişlerdir. İlk olarak 50. yüzyılda metodik sistemin kurucusu olan ve Hippocrates'in rakibi olarak bilinen Asclepiodcs'in öğrencisi Laodicea'nın kayıtlarında sülüğün tıpta kullanımı ile ilgili görüşlere yer verdiği görülmüştür. Daha sonra Çin'de bir çok hastalığın tedavisinde sülüklerin kullanıldığından sözedilmektedir. Avrupa'da ilk kez 15. yüzyılda tıbbi kullanım alanına giren sülükler, öylesine popüler hale gelmişlerdir ki, 1833'de Fransa'ya çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere 41 milyon sülük ithal edilmiştir. Kısa sürede bu bir endüstri kolu haline gelerek Avrupa'da büyük sülük çiftlikleri kurulmuştur. Bu dönemlerde, sülüklerin basit bir nezleden kanserlere, iyileşmeyen ülserlerden kalp yetmezliklerine kadar birçok hastalıkta vücutaki fazla kanın ya da zehirli kanın atılmasında etkili oldukları fikri savunulmuştur. Sülükler insanın derisine ya da mukozalara yapıştıklarında, tükürük bezlerinden hirudin denilen kan sulandırıcı bir madde salgılarlar. Hirudin denilen sülüklerin salgısı insanda pıhtılaşma faktörlerini azaltır ve kanama oluşmasını sağlarlar. Ayrıca sülüklerin tükürüklerinde histamin benzeri madde vardır ki insanlarda kılcal damarların açılmasını sağlarlar. Aynı zamanda sülükler ısırdıkları yerde ağrı oluşumunu azaltmak için anestezik madde de salgılarlar. Modern Tıpta Kullanımı Günümüzde, modern tıp alanında özellikle plastik cerrahi, damar cerrahisi ve varis tedavisinde tıbbi sülük olarak adlandırılan kullanılmaktadır. Kullanımdaki amaç sülüklerin toplardamar kanının birikmesi nedeni ile olan rahatsızlıkları çözme becerileridir. Sülükler atardamar dolaşımını bozmadan toplardamardaki kan birikimini engellerler. Uygulama esnasında kirli kan birikme riski olan bölge antiseptiklerle temizlendikten sonra. %5 glukoz solüsyonu gibi tatlı bir solüsyon ile sülük deriye tutturulur. Tutunduktan sonra beslenmesi sonlanıp kendi kendine düşmesi beklenir. Sülük 10-20 dakika içinde 20-60 cc kan emerek, kanın içindeki su ve NaCl'ü atar ve konsantre ettiği kanla birlikte normal ağırlığının 2-6 katına çıkar . Sülüğün düşmesinden sonra kanamanın 1-2 saat daha sürmesi, kirli kanın giderilmesi için olumlu etkinin sürmesini sağlar. Sülüklerin 5 gün boyunca kanın biriktiği alanlara uygulanması sonucu, hemoglobinde yaklaşık 1-2 gram % azalma meydana gelir. Sülüğe Bağlı Oluşan Hastalıklar Tüm bu iyi niyetli kullanımların yanında sülüklere bağlı hastalıklarda oluşabilir. Bu hastalığa HİRUDİNİASİS denir. Hirudiniasis 2 türlüdür 1- Sülüğün ciltte yaptığı hastalıktır. Sülüklerin tedavi amaçlı kullanılmaları dışında bu grupta yer alan hastalıklar tatlı su ve toprak sülüklerinin insanları ısırması sonucu oluşur. Bunların içinde en tehlikelisi toprak sülüklerinin oluşturduğu hastalıktır. . Tropik ormanlarda toprak sülükleri nemli toprakta, bitkilerde ve çalılarda yaşarlar. Sülüklerin zehirlediği topraklarda yürüyen insanların ve hayvanların özellikle bacaklarına tutunurlar. Tutunduktan sonra kan emmek için uygun bir yere yerleşip beslenmeye başlarlar. Sıkıca bağlanmış ayakkabılardan, giysilerin ya da çorapların dokumasından kolayca geçebilirler. Bir insanı aynı anda çok sayıda sülük bağlanabilir. Isırma bölgesi ağrısızdır. Kişi genellikle sülüğün düşmesi sonucu kanın sızmasını hissedene dek parazitin varlığından habersizdir. Sülüğün salgıladığı hirudin adlı antikoagulan yani kan sulandırıcı ve damar gevşetici madde nedeni ile kanama saatlerce sürebilir. Isırma alanında, sülüğün üçlü çenesine uygun şekilde oluşan Y harfi şeklindeki iz karakteristiktir. Kanamanın yanısıra bu alanda şişlik, kızarıklık, kaşıntı, ürtika plağı, bül ve nekroz gelişebilir. Sülük ortadan kalktıktan sonra oluşan yara iz bırakmadan kolayca iyileşir. Ancak sülük, tutunduğu deri alanından çekilerek ve zorlanarak uzaklaştırmaya çalışılırsa, ağız parçaları burada kalarak yabancı cisim reaksiyonuna ve gecikmiş yara iyileşmesine neden olabilir, iyileşmesi geciken yaralarda mantar ya da bakterilerin oluşturduğu ikinci enfeksiyonlar görülebilir. Yukarıdaki resimde sülük tedavisi sonrası, bacağın nasıl MİKROP KAPTIĞI ve ALLERJİ geliştiği gözleniyor. 2- Sülüğün iç organlarda yaptığı Hirudiniasis Sülüklerin iç organlarda yaptığı paraziter hastalıktır. İnsanların enlekte suları içmeleri ya da bu sularda banyo yapmaları sonucu gelişir. Enfekte sularda yürünmesi veya yıkanılması ile gastrointestinal ve genitoüriner sistem tutulur. Bu hastalığa etken olarak bir çok tatlı su sülüğü tespit edilmiş olsa da, Lnilotica ve en önemli olanlarıdır. Genç tatlı su sülükleri su içme esnasında ağızdan ya da burun deliklerinden girerek, ağız, yemek borusu, küçük dil gibi mukoz membranlarına tutunur. Derin nefes alma ile ya da hareket ederek soluk borusu, bronşlara ulaşabilir. Tutundukları noktada sülükler kan emmeye başlarlar ve bunu gövdeleri normal büyüklüklerinin 2-6 katına ulaşana kadar sürdürürler. Kan emme işlemi sırasında normalde ağrı gelişmemesine karşın, bulundukları bölgede oluşturdukları fiziksel tıkanıklık ve fonksiyon bozukluğuna bağlı olarak ağrı, yabancı cisim hissi ve kanama yapabılırler. Burundaki boşluklara tutundukları zaman başağrısı, grip benzeri şikayetler, nefes darlığı ve burun kanaması yapabilirler. Yemek veya soluk borusuna, ses tellerine tutunarak ağızdan kan gelmesi, ses kısıklığı, tam ses kaybı, göğüs ağrıları ve ölümle sonuçlanan boğulmalara neden olabilirler. Buna karşın yutulduklarında midede sindirilirler. Bir kadın enfekte derin bir suda yüzer ya da yürürse, sülükler vajene yerleşebilirler. Ayrıca benzer mekanizma ile erkeklerde de idrar yollarına ve mesaneye yerleşerek, kanlı idrar yapmaya neden olabilir. Tedavi Sülükler beslendikten sonra genellikle kendiliklerinden düşerler. Eğer sülük kendiliğinden düşmüşse, ikincil enfeksiyonu önlemek için antiseptik ve antibiyotikler kullanılabilir. Sülüklerin yapıştıkları yerden ayrılmalarını sağlamak amacı ile yanan sigara, birkaç damla madeni yağ, alkol, %10 tartarik asit, tuzlu su, sirke ve böcek ilacı kullanılabilir. Sülükler bulundukları yerden çekilerek çıkartılmaya çalışılmamalıdır. Bu sülüğün ağız kısmının bölgede kalarak, yabancı cisim reaksiyonu oluşturması ve iyileşmede gecikme ile sonlanabilir. Sülük cilt alanından ayrıldıktan sonra, oluşan kanamayı durdurmak için tampon ya da şap uygulamak gerekebilir. Burun boşluğunda ya da üst solunum yollarında yerleşen sülüklerin çıkarılması için sülüğe ve tutunduğu bölgeye lokal anestetik madde uygulandıktan sonra forsepsle çekilir. Posterior farenks, larenks. trakea ya da bronşlara yerleşen sülüklerin çıkarılmasının en iyi yolu hastayı trendelenburg pozisyonuna getirdikten sonra lokal ya da genel anestezi altında, endoskopik cihaz kullanılarak forsepsle sülüğün çıkarılmasıdır. Oral mukoza ya da ösefagusa yerleşen sülükler, tuzlu su ile gargara yaparak ya da 5 ml kloroform ve 15 ml terebentin çözeltisi kaynatılıp buharı hasta tarafından içine çekilerek sülüğün mukozayı bırakması sağlanarak çıkarılabilir. Böylece sülük tutunduğu yerden ayrılır, yutulur ve sindirilerek dışkılamayla atılır. Yara Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız Yara hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış" denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız Varis İç Varis Venöz Yetmezlik Hastalıkları ve Tedavileri için ayrıntılı bilgiye ulaşmak için lütfen tıklayınız Varis hastalığı ve "tedavisi yok, bu hastalıkla yaşamaya alış" denilen hastaların tedavi sonrası yorumlarını okumak için lütfen tıklayınız Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız İletişim ve Randevu için lütfen tıklayınız
Sülük terapisi hem ucuz hemde oldukça tkili bir tedavi yöntemidir. Uygun koşullarda ve zman ellerce yapılması durumunda nadiren iddi komplikasyonlara sebep olur. konu 7’de bahsedilen kontrendikasyonları dikkatle irdele mek ve tedavi prosedürünün uygun bir şekilde yapılması, olumsuz etkileri en aza indirger. Tedavide lokal ağrı ve kısa süreli kaşıntı normal yan etkilerdir. Tedaviye başlamadan önce hasta buna göre bilgilendirilmeli ve ilgili yan etkileri animlayan bir onay formu imzalaması iste nilmeli. Ek’e bakınız. Sistematik ve prospektif çalışmaların yaygınlık verileri yalnızca sülük tedavisinin farklı yan etkilerinin bazıları için mevcuttur. Aşağıdaki analiz, yayınlanmış etkinlik çalışmaları ve olgu sunumlarından elde edilen verilerle birlikte kişisel gözlemlerden derlen miştir. Almanyada ki Essen-Mitte Hastanesi’nde tedavi edilen ve çoğunlukla dejeneratif eklem hastalığının tedavisi için kullanılan 1000’den fazla vakada belgelenen olumsuz gelişmelere ilişkin kalite kontrol verileri de analizlere dahil edilmiştir. Sülük Tedavisinin Yan Etkileri 1. Tedavi süresince bölgesel ağrı 2. Bölgesel kaşıntı 3. Tansiyon düşüklüğü ve vasogal atak 4 .Aşini kan kaybı 5. Bozuk yara iyileşmesi 6. Süper enfeksion ve allerji 8. Bulaşıcı hastalıkların transmisyonu 9. Yara izi kalması Vücuda yapışmış sülük 1- Tedavi Süresince Bölgesel Ağrı Sülükle tedavisinde bölgesel ağrı algılamaları değişkenlik gösterir. Çoğu hasta, lokal ısırıklar dan hemen sonra ortaya çıkan ve yaklaşık 1 ila 5 dakika süren bölgesel sürükleyici bir ağrı tarif eder. Dokulara giderek daha fazla salgı verildiğinde sülük salgısının anestetik etkisi etkili olmaya başlar. Sülük ısırığının ağrısının yoğunluğu ve beslenmenin ilk aşaması genel likle kişinin ağrı eşiğine bağlı olarak hafif veya göz ardı edilebilir gelebilir şiddettedir, ancak bazı hastalar ağrıyı bir yaban arısı sokması na benzer şekilde yoğun hissederler. Sülük Isırıklarının algılanan yoğunluğu kişiden kişiye değişir. Öznel ağrı dereceleri “zor hissedilir” den “hafif’e ısırgan otuna benzer şekilde ve yaban arısı sokması” naçok nadir kadar sıralanabilir. Beslenmeye başlandıktan sonraki ilk bir ila üç dakika boyunca hafif veya bazen biraz daha kuvvetli ritmik çekme hissi farkedilir. Tam olarak aynı yoğunluğa sahip uyarılanın acı verici olarak algılanıp algılanmadığı ya da hiç algılanmadığı kesinlikle bireyin ikna edici etkisine bağlı değildir, aynı zamanda o kişinin sülük ya da sülük tedavisine yönelik tutumuna bağlıdır. Hissedilen Ağrı şiddetinde; bireysel sülük ağzının boyutu, ısırık gücü, emme yoğunluğu ve sülük salgısının hacmi ve bileşimi de rol oyna maktadır. Birçok kişi sülük ısırığını fark etmez; örneğin dikkatleri başka bir şeye odaklanırken suyun altında isınıldığı zaman. Hasta sıklıkla Isırmaya hazır sülüğün üzerine yoğunlaştıkça ağrı algısı da o kadar yüksek olur. Sülük tera pisti, tedavi hazırlık aşamasında ve tedavi [17/9 0908] Gürlük sirasinda bunu göz önünde bulundurmalıdır Dikkati dağıtma bazen yardımcı olabilir. Ayrı ca, hastanın “sülüğünün” sesini “tanımasını” sağlamak ve sülüğü güvenli bir şekilde ele alarak hastayı rahatlatmak için yardımcı olmak da yararlıdır Hijyenik nedenlerden dolayı lateks eldiven giyilmesi gerekiyorsa, sülük terapisti asla sülük tedavisinde penset kullanmamalıdır. Çoğu hasta, ne kadar zarif yüzdüklerini ve sırtlarındaki güzel renkli motifler gösterildiğinde. sülüklere olan korkusunu kaybeder. Birçok kişi pozitif bir tedavi deneyimi sonrasında hastanın sülüklere karşı tutumunun olumsuzdan pozitif liğe değiştiğini bildirmektedir. Sülükler hakkın da duyulan kaygıların çoğu objektif olgulara değil, arkaik korkulara dayanmaktadır. Ayrıca hastaların önünde sülükleri öldürmemenizi tavsiye ediyorum. Eğer sülük tedaviden sonra öldürülecekse, hayvan dondurulmalı ve birkaç gün sonra % 90 alkol solüsyonuna konmalıdır. Mutlaka tibbi atık protokolü uygulanmalıdır. 2- Bölgesel Kaşıntı Tedaviden sonraki ilk birkaç gün sülük ısırığı bölgesinde geçici kaşıntı çok yaygın olarak görülen bir durumdur ve alerjik bir reaksiyon ile karıştırılmamalıdır. Bölüm 5’de açıklanan osteoartritli hastalarda sülük tedavisinin et kinliği araştırmasında, sülüklerle tedavi edilen hastaların yaklaşık % 70’inde ortalama iki gün süren lokal kaşıntı geliştiği saptanmıştır. Geçici kaşıntı, karşılaştırılabilir bir frekansta görülürken, sülüklerin başparmak gibi daha peri ferik eklemlere uygulandığı durumlarda kaşıntı daha az görülürken büyük eklemlerin ve ver tebrojenik bölgelerin tedavisinden sonra daha fazla hissedilir. Tedaviden önce hastanın bu yan etkileri konusunda bilgilendirilmesi gerekir. Hasta, özellikle ilk yaranın kapanmasından son ra, sülük ısırığını kaşımamalı, çünkü bu sıklıkla yara iyileşmesini geciktirir. Lokal soğutma bu tür durumlarda uygul nabilir. süt kesiği sargıları, soğuk nemli sa sirke sargıları. Daha ciddi kaşıntı için, tica tiprüritik ürünler örneğin, Fenistil merhem oral antihistaminler kullanılabilir. Bazı sülü terapistleri, sülük tedavisinde şiddetli reak yonlara, kaşıntı ve deride kızarıklık biline bir geçmişe sahip hastalar için eşzamanlı antihistaminikler önermektedir. İstisnai rap sülük tedavisinden sonra birkaç ay boyunc belirli durumlarda örneğin, yüksek sıcaklıl düzeyde kaşıntı bildirmiştir. 3-Tansiyon Düşüklüğü ve Vagal Atak Diğer invaziv tedavi yöntemlerinden ön vagal atak veya senkop bayılma öyküsü hastalar sülük tedavisi başlangıcında veya sülük tedavisi sırasında dikkatli izlenmelid araştırma, hastanesinde yapılan 1000 sül tedavisinden birinde vagal atağın meydan geldiğini göstermiştir. Bu nedenle sülük te kan numunesinin alınması veya akupunkt gibi prosedürlerden önce hastanın vagal s [17/9 0911] Gürlük kop ya da bayılma öyküsü hakkında her zaman soru sormalıdır. Vagal atak a karşı korunmak için, hasta tedaviden önce ve tedavi sırasın- da bol miktarda siVI arda sivi içmeli ve hasta uzanırken sakinleştirici bir ortamda tedavi uygulanmalıdır. Sülük tedavisini takiben ayakta takip edilen iki ve vasodepresör sen hastamda hipotansiyon ve vaso kop gelişti Her iki hastada arteryel hipertansiyon mevcuttu ve üçlü antihipertansif ilaç kullanıyor- du ve ne yazık ki her zamanki gibi almaya de- vam etmişlerdi. Sülük tedavisinden birkaç saat sonra, her iki hasta kısa süreli tehlikesiz senkop ataği geçirdi. Antihipertansif ilaç kullanan hastaları tedavi ederken sülükle tedavinin bilinen bir antihi pertansif etkiye sahip olduğunu hatırlamak önemlidir Hastalar bol miktarda sıvı tüket meliler. Sülük isinğından güçlü bir kan akışı varsa, hastanın kan basıncı izlenmeli ve antihipertansif ilaçlar gerektiği gibi ayarlan malıdır. 4-Kan Kaybı Sülük tedavisi, her zaman kan kaybı ile ilişki- lidir ve çoğu vakada klinik olarak önemsizdir. Michalsen ve arkadaşları tarafından yapılan klinik araştırmada, [3] ortalama hemoglobin kaybı mg / dL idi ve klinik olarak ilgili kan kaybı incelenen herhangi bir hastada görülmedi. Bununla birlikte, özellikle sülüğün yüzeysel bir damara yanlışlıkla uygulandığı vakalarda, ve fazla sayıda sülükle tedavi sonrası kanamaya dair hemoglobindeki düşüş görülmüştür. Almanyada ki Essen-Mitte Hastanesi kayıt larına göre, iki hastada sülük tedavisinden sonra hemoglobinde > 3 mg/dL klinik olarak gözle görülür bir azalma meydana gelmiştir ve bunlardan birinde kan transfüzyonu diz osteo artriti için altı sülük ile tedavi edildikten sonra gerekmiş. Geriye dönük olarak sorulduğun da, hastalardan birisinin geçmişte uzun süren kanama yaşadığını belirtmiş. Diğer bir vakada, sülük ısırığından sonra kanama 36 saat sürmüş ve cildi dikerek durdurulmak zorunda kalın miş. Daha sonra geniş çaplı pıhtılaşma testleri yapılmış ancak spesifik pıhtılaşma bozukluğu ortaya çıkmamış. Anormal kanamanın önce ki uygulamalarda görülmesi, anamnez olarak önemli gibi görünmektedir ve hastalara bu tür olaylar hakkında özel olarak sorgulanması olaylar gerekir. Pihti önleyiciler izlenmesi önemli olan gerek eşzamanlı ilaçlardır. Düşük doz aspirin, diğer protez agregasyon inhibitörleri clopidogrel, Iscover, Plavix veya yüksek doz balık yağı Omacor ile kombinasyon halinde reçete edi lirse, başlangıçta daha az sayıda sülük üç ila dört kullanılmalıdır. Sülük tedavisine başlama dan önce kan sayımları daima yapılmalıdır. Sülük terapisti, fazla miktarda kan kaybe dilmesini güvenli bir şekilde önlemek için, bir tedavi oturumunda asla 12 den fazla sülük kullanmamalıdır. 5-Bozuk Yara İyileşmesi, Süperenfeksiyon ve Alerjiler Sülük düştükten sonra, üç uçlu yaranın kenarları genellikle 12-48 saat boyunca şişer. bölgesel gerginlik, ısı ve kızarıklık hissi eşlik edebilir. Küçük kan lekeleri ekimozlar sülük ısırıkları çevresinde cildin altında gelişebilir. Büyük hematomlar nadiren gelişir. Yüzey sel morarma gibi, kan lekeleri başlangıçta kırmızımsı mor renklidir, daha sonra sarımtıral laşır ve nihayet iki hafta içinde ortadan kaybol [17/9 0918] Gürlük Bolgesel iltihaplanma, bazen ısırık bölge lerinde kabarcık çıkması ile, çoğunlukla kaşıntı eşlik eden nispeten yaygın bir sorundur yu kanya bakın Bu iltihaplar genellikle buz konul duğu zaman hızlı bir şekilde düzelir ve hastayı durumlann fazla rahatsız etmez. Bu tür durumların niçin meydana geldiği tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak uygun olmayan elle müdahale, özel likle yara sonrası kanamanın erken durdurul ması, penset ile sülük başının sıkıştırılması, beslenmeyi tamamlamadan sülükten kuvvetli bir şekilde çıkartılması, ve hayvanları tatlı suda saklanmaması sıklıkla potansiyel nedenler olduğu düşünülmektedir. Ancak, bu durumun, istisnai vakalarda sonra da gercekl uygun sülük tutulumundan gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Teorik olarak, Aeromonas hydrophila ile lokal en feksiyon potansiyel bir neden olmakla birlikte, şimdiye kadar etkilenen hastalardan gelen yara salgılarında Aeromonas hydrophila’nın varlığı mikrobiyolojik olarak kanıtlanamamıştır. Daha sidd lokal enflamasyonlar, çoğunlukla, çizilme ve sürtünme gibi mekanik tahriş nede niyle ikincil yara kontaminasyonu veya tahrişe neden olur. Hasta, yarayı mekanik tahrişten korumanın önemi konusunda iyice bilgilendiril melidir. Avrupada bir hastane anketine göre, üç istisnai vakada daha şiddetli bölgesel iltihaplan ma meydana gelmiştir. Bir hastada erizipel ve iki orta derecede lenfanjit gelişmiş. Tüm olgular, sefalosporinler ve/veya giraz inhibitörleri ile antibiyotik tedavisine yanıt vermiştir. Kontrendikasyonları ve bölgeselleştirme önerilerine sıkı sıkıya bağlı kalmak, bölgesel iltihaplanma riskini en aza indirir. Aşırı derecede ağrılı deri kızarıklığının geliştiği belirsiz vakalar da, özellikle sıcaklık artışı ile ilişkili olduğunda, sülük terapistinin derhal antibiyotik vermeyi bilmesi gerekir. Sülük tedavisinden sonra Psödolenfomlar nadir durumlarda ortaya çıkabilir; Bu efloresan kabarcıklar, sülük ısırmasına yapılan eklem bacaklı reaksiyonundan kaynaklanır [5, 4]. Şu anda, bu yan etkinin kesin sıklığını değer lendiren herhangi bir veri bulunmamaktadır. Bildiğim kadarıyla, belgelenmiş ve doğrulanmış toplam üç vaka bildirilmiştir. Ikincil yara iyileşme bozukluklarını pota alerjik reaksiyonlardan ayırmak zordur. Su ısırıkları ve alerjik reaksiyon sıklığı hakkın kesin veriler mevcut değildir. Bölgesel kaş sülükle tedavinin ortak bir yan etkisinin ale reaksiyon olarak yorumlanmaması gerekm tedir. Birkaç istisnai vakada, geçici Ürtiker şişme gibi kesin alerjik reaksiyonlar bildiril Bununla birlikte, psikolojik durumları daya olabilen bireylerde lokalize semptomlar, re eritemi ve ürtikeryal dermografizm daha s gözlenmiştir. Eski bir vaka raporunda şakak bölgesin sülük uygulandıktan sonra kısa süreli anat tik şok oluşumu tarif edilmiştir [4]. Bazı sü terapistleri, bölgesel alerjik reaksiyonların [17/9 0921] Gürlük davisinde sistemik antihistaminikleri deneysel olarak başarı ile uygulamaktadırlar. Bununla birlikte, antihistaminikler için iyi yanıt oranı, aler ik bir sebebin kanıtı değildir Placebo yanıtının antihisteminlere belli bir oranı da da göz önünde bulundurulmalıdır. Mevcut bir antibiyotik alerjisi nin sülük tedavisi ile muhtemel ortaya çıkışı bir vaka raporunda da öne Onlaya e sürülmüştür. [1] Sülük tedavisinden sonra ortaya çıkan lokal reaksiyonları yorumlarken, sülük tükürüğündeki proteazların çeşitli immünolojik olmayan medi yatörleri serbest bıraktığını hatırlamak önemlidir. Ayrıca, bu reaksiyonlar, psikoovejetatif fak törler tarafından kötüleştirilebilir. Genel olarak bakıldığında, sülük tedavisi ile alerjik reaksiyon lanın ortaya çıkışı arasındaki ilişkinin yeterince kesin olduğu kanıtlanmış birkaç durum vardır. Bununla birlikte, yabancı proteinlere maruz kaldıktan sonra alerjik reaksiyonlar çıkabilir. Sülük merhemi kullanımından sonra nlar ortaya kontakt dermatit gözlemlenmiştir [2] Proksimal lenf düğümlerinin kısa süreli reaktif şişmesi ve /veya hassasiyeti zaman zaman bildirilmiştir. ancak sıklıkla, gecikmiş yara iyileşmesi olan hastalarda görülmüştür. Bu semptomlar diz ekleminin, kalça ekleminin veya varislerin teda visinde sülüklerin uygulanmasından sonra kasık bölgesinde daha sık görülür. Tüm vaka rapor lanında, lenf düğümü şişmesinin hızlı ve olaysız bir şekilde kaybolduğu açıklanmıştır. 6-Sepsis Kan Zehirlenmesi Aeromonas hidrofili ile sistemik enfeksiyona bağlı sepsis, rekonstrüktif cerrahi endikasyon larında sülük uygulamasından sonra art arda gözlenmekte ancak diğer ilgili kullanım alan lanında görülmemektedir. Bu, Aerom Aeromonas hydrophila sepsis riskinin yal nızca sülük tedavisi için cerrahi adaylarda sık görülen ciddi altta yatan hastalıkları olan veya immünosupresyonu olan hastalar da arttığı sonucunu desteklemektedir. Bu nedenle, sülük tedavisi gören tüm cerrahi hastalar için eş zamanlı antibiyotik tedavisi önermekteyim Kalan kullanım alanlarında. birincil antibiyotik tedavisi, mevcut bilgi du rumuna göre gerekli görünmemekle birlikte, kontrendikasyonlara dikkat edilmelidir. Sülük Terapisi’nde Antibiyotik -Tüm cerrahi hastalar için eş zamanlı antibiyo tik tedavisi sülük tedavisinin başlamasından en az altı saat önce önerilir. Diğer tüm endi kasyonlarda, önceki deneyimler, eşzamanlı antibiyotik tedavisinin gerekli olmadığını gösterirmiştir. Çoklu yandaş hastalıkları olan hasta hastalar üç gün süreyle antibiyotik alabilir ilk seçenek siprofloksasin veya Ciprobay gibi giraz inhibitörler. Giraz inhibitörleri, önemli iltihaplanma vakalarının normalden daha şiddetli olan doku reaksiyonları tedavisinde veya felåmonik iltihaplanmaların veya len fanjitin gecikmiş oluşumlarında da etkinliği gösterilmiştir. -Ikinci seçenek ise ko-trimaksazoldür bactrim fort tablet 2×1 7-Bulaşıcı Hastalıkların Transmisyonu Bugün, tıbbi sülükler genellikle sadece bir kez kullanılır. Dolayısıyla, bir hastadan diğerine bulaşıcı hastalıkların dolaylı olarak aktarılma riski yoktur. Aeromonas hidrofili ile birincil en feksiyon, klinik olarak yalnızca sülükler cerrahi nakillerde uygulandığında geçerlidir. Bu neden le, bu vakalarda enfeksiyon profilaksisi için eş zamanlı antibiyotik tedavi önerilmektedir. Sülük [17/9 0924] Gürlük tedavisi bağlaminda insanlara diğer bakteriyel ya da viral patojenler bulaştırılmamıştır. Sülük terapisti kontrollü koşullar altında doğal olarak sülük üreten tedarikçilerden sülükler satın aldığından emin olmalıdır. Ülkemizde kayseri CANSUYU SÜLÜK ÜRETİM ÇIFTLIGI ve samsunda sağlık bakanlığı onayla sülük üretim çiftlikleri bulunmaktadır. 8-Yara izi Kalması Sülük izleri kurcalanmadığında, genellikle bir ila üç hafta içinde tamamen yok olan neredeyse görünür veya görünmez küçük üç uçlu izler hız la küçülür. Bununla birlikte, çizilme veya ikincil yara enfeksiyonundan dolayı yara iyileşmesi bo zulmuşsa, yara izleri çok daha uzun süre gözle görünebilir kalabilir. Istisnai durumlarda, birkaç ay boyunca devam eden kabarcıklı cilt değişik likleri bildirilmiştir. Bir vakada, sülük tedavisin den sonra kalıcı bir “eklem bacaklı reaksiyon’u meydana geldiği bildirildi. Estetik nedenlerden ötürü, yüz bölgelerind sülük kullanıldığında veya vücudun göründ ve kozmetik olarak ilgili diğer kısımlarında kısıtlama öneririm. Burada, yara izi de dah olmak üzere, potansiyel riskler hakkında hastayı kapsamlı bir bilgilendirmen ve tedaviden önce hasta tarafından bir yaz rıza bildiriminin alınması gerektiğini bir kez daha vurguluyorum. Özellikle ince deri olan bölgelere sülükler uygulandığında ve cildin sürekli hareket altında olduğu deri altı doku veya eklem bölgelerinin ince tabakalarına uygulandığında önemli ölçüde yara izi oluşabilir. Tedavi sonrası, örneğin diz çevresinde, kısıtlayıcı giysilerin giyilmesi de yara oluşumuna neden olabilir. KAYNAKLAR 1. Beer AM. Fey S, Giborovius exanthema in connection with trimethoprim and sulfamethoxazole treatment, triggered by leech therapy. Forsch Komplementarmed Klass. Naturheilkd 2005;12 32-6. 2. Dejobert P. Thomasp. Bergoend dermatits from topical leech extract. Contact dermatitis 199124 366-67. 3. Michalsen S, Lüdtke R, et al; Effec tivenessbof leech therapy in osteoarthritis of the knee; a randomized. Controlled trial. Ann intern Med. 200,; 139 724-730. 4. Schopfer C Der, medizinische Blutegal Hiru do medicinalis. 2nd ed. Quedlinburg; 1841. 5. Smolle J, Cerroni L, Kerl Multiple pseudo lymphoma caused by Hirudo medicinalis. J Am Acad Dermatol 2000 43867-869. 6. Medicinal leech therapy 2007, Andreas michealsen MD, Manfred Roth PhD, Gustav Dobos 107-114
Özel Fizyorad Tıp Merkezi uzmanlarından Dr. Huriye Toprak, geleneksel ve tamamlayıcı tıbbın GETAT önemli aktörlerinden biri olan sülükle gelen sağlıkla ilgili önemli bilgiler verdi. Merkezde tıbbi sülük tedavisinin sağlık bakanlığı onaylı geleneksel ve tamamlayıcı tıp GETAT ünitesinde uzman doktorların gözetiminde uygulandığını belirten Uzman Dr. Huriye Toprak, sülük tedavisinin sağlıktaki yerini tarihten günümüze örneklerle anlattı. Sülük tedavisinin Mısırlılar döneminden beri uygulanan, Türkiye’de sağlık bakanlığı tarafından onaylanmış tamamlayıcı tıp yöntemlerinden biri olduğunu anlatan Uzman Dr. Huriye Toprak, “Sülükler üzerinde bulundukları canlının kanı ile beslenirler. Yapıştıkları deride cilt altı dolaşım sistemi dışındaki kılcal damarlara özellikle toplardamarlara ulaşarak oradaki kanı emerler. Sülükler kan emerken aynı zamanda bu dokuya, çeşitli enzimleri enjekte ederler. Sülüğün salyasında 106 değişik enzim vardır. Bu maddeler kanın pıhtılaşmasını engelleyici, pıhtı eritici, mikrop öldürücü, kas gevşetici, çeşitli hücrelerin ve liflerin tamir edilmesini sağlayıcı, ağrı kesici, tansiyon dengeleyici gibi özelliklere sahiptir. Ayrıca sülük salgısında güçlü antioksidan etki vardır” dedi. Sülük tedavisinin birçok hastalıkta uygulanabilen hatta hastalık dışında estetik ve anti aging amaçlı da kullanılabilen bir tedavi şekli olduğunu vurgulayan Uzman Dr. Toprak, “Varis ve damar tıkanıklıklarında, eklem romatizmasında, baş ağrılarında-migrende, göz tansiyonu ve buna bağlı görme kayıplarında, hemoroitte, felçde, tiroid problemleri-kısırlık gibi hormonal bozukluklarda, iyileşmeyen yaraların tedavisinde, ani işitme kayıplarında, kopan organ tamirlerinde, estetik amaçla yüz gerdirmede, ağız içi problemlerinde başarı ile kullanılıyor” dedi. Sülük tedavisinin özellikle varis hastalığında çok etkili olduğunu ifade eden Dr. Huriye Toprak, “Varislerde özellikle damar genişlemeleri vardır. Sülükler de fazla olan kanı emerler. Hemoroid en ağrılı, en akut döneminde bile şişliği ve ağrıyı kesmek mümkün olmaktadır. Romatizmal hastalıklarda eklem sıvısı artar, mikrobik olmayan iltihabi eklem şişmeleri olur, o fazla sıvıları vücut dışına çıkarmak amacıyla kullanılır” diye konuştu. Sülük tedavisinden başarılı sonuç alabilmek için mutlaka hekim kontrolünde yapılmasının gerektiğini vurgulayan Uzman Dr. Toprak, “Tedavide kullanılacak sülük alelade bir yerden alınmamalıdır. Tıbbi sülük çiftliklerinden alınmalıdır. Çünkü kullanılan sülüğün sizden önce başkası tarafından kullanılmamış olması gerekir. Çünkü AIDS hastalığından hepatite kadar birçok hastalık sülük vasıtasıyla insandan insana bulaşabilir. Sülük tek kişiye uygulanır, sonrasında da imha edilir” dedi. Sülük tedavisinden sonra uygulama bölgesinde sızıntı şeklinde kanama olmasının en sık rastlanan durum olduğunu hatırlatan Uzman Dr. Toprak, “Bu bazen saatlerce devam edebilir. Ayrıca gene sıkça rastlanan bir durum da kaşıntı olmasıdır. Bu durumda da hekiminiz tarafından önerilen uygun bir ilaç kullanılabilir veya soğuk uygulama da yeterli gelebilir” diye konuştu. Sülük tedavisinden maksimum fayda elde etmek için doğru noktalara uygulanmasının kritik önem taşıdığını belirten Uzman Dr. Huriye Toprak, “Aslında tedavisinde kullanıldığı her hastalık ile ilgili tedavi protokolleri olan ciddi ve doğru yapılması gereken bir uygulamadır. Yine maksimum fayda tekrarlayan seanslar halinde uygulanarak elde edilir. Sülük tedavisi kişilerin kendi başlarına uygulayabilecekleri sıradan bir yöntem değil, hekimler tarafından uygulanacak bir tedavidir” dedi.
Sülük Tedavisi Nedir ? Doğada otuza yakın sayıda çeşitli sülük mevcuttur. Tıbbi anlamda tedavi edici özelliği olan sülük ülkemizde tek çeşittir. Hirudo medicalis türü sülükler tedavi edici olarak kullanılmaktadır. Sertifikalı sülük üretim çiftliklerinde üretilen ve daha önce hiçbir canlı ile temas etmemiş sülükler tek kullanımlık olarak uygulanmakta ve uygulama sonrasında uygun şartlarda yok edilmektedir. Yeni doğan sülükler kozmetik amaçlı kullanılırken 6 farklı boy ve ağırlıkda özel olarak hazırlanmış uygun bir süre aç olarak bekletilmiş sülükler uygun enzimatik etkilerinden yararlanılmak üzere gerekli bölgelere uygulanarak tedavi gerçekleştirilir. Sülükler kendileri için kan alırken insanlara şifa olarak kendi ürettikleri yüze yakın sayıda farklı enzim vererek tedavi edici ve sağlığı idame ettirici uygulamalar gerkçekleştirilir. Sülük insandan ilk kanı aldıkdan sonra bir laboratuvar olan kendi dili ile aldığı bu kanı analiz etmekte ve bu analiz sonucuna göre kendi oluşturacağı dozda şifa verici enzimi insanın sistemik dolaşımına enjekte etmektedir. Yani şifa sülüğün kan almasında değil verdiği enzimlerdedir. Sülük Tedavisi Nasıl Uygulanır ? Sertifikalı olarak özel sülük üretim çiftliklerinde üretilen ve uygun koşullarda uygulama alanına getirilen steril sülükler uygulamayı yapacak hekim tarafından belirlenen ölçülerde ve sayıda hazırlanarak uygulama noktasında bulundurulur. Olgunun beklentileri ve şikayetlerinin giderilmesi için hekim tarafından belirlenen noktalara gene hekim tarafından belirlenen boyutlarda sülükler steril koşullarda ilgili noktalarda sülüğün tutunması sağlanarak şifa verici enzimler ilgili bölgeden vücuda uygulanması sağlanır. İşleri biten yeterince beslenen ve enzim veren sülükler uygun şartlarda bir daha kullanılmamak üzere imha edilir. Bu sülükler tek kullanımlıktır. Sağılıp tekrar uygulanma gibi bir durum asla söz konusu değildir. Uygulama sonrasında sülüğün uygulandığı nokta uygun temizlik sağlanarak steril koşullarda 24 saat sürece kapatılır. Pansuman 24 saat kapalı kalacaktır. Sülük Tedavisi Kimlere Uygulanmaz? Hemofoli gibi konjenital pıhtılaşma sorunu olan olgularda kan sulandırıcı ilaç kullanarak kanama zamanını çok uzun hale getirdiğimiz durumlarda,ciddi kansızlık durumlarda Hb 10 g den düşükse, gebe ve emzirenlerde kullanılmamalıdır. Hekim değerlendirmesi önemlidir Sülük Tedavisi Hangi Bölgelere Uygulanmaz ? Göz kapağına, ayak tabanına, boyun, koltuk altı, kasık bölgelerine uygulanmamalıdır. Sülük Tedavisi Öncesi Bilinmesi Gerekenler Sülük uygulanacak olgu ilgili hekim tarafından yeterince sorgulanmalı ve muayene edilmelidir. Olgu tedaviye aç gelmemelidir. Kişisel hijyeni uygun olmalıdır. Kişinin alerjik durumu sorgulanmalıdır. Uygulama sonrasında 24 saat pansumanlar açılmamalıdır. Denize girilmemelidir ve 24 saat duş yapılmamalıdır. Tedaviden sonra ise tahıllı gıdalar, mercimek, aşırı tatlı veya aşırı ekşi tür gıdalar tercih edilememeli protein ağırlıklı beslenme ilk 24 saat tercih edilmelidir. Sülük Tedavisi Uygulaması Ağrılı Mıdır? Sülükler tutunacağı noktada iğne batması kadar bir acı oluşturarak uygulama noktasına tutunur ve verdikleri ilk enzim ile ilgili noktada anestezik etki oluştururlar. Bu nedenle bu aşamadan sonraki süreç tamamen acısız ve ağrısızdır. Sülükler boyutlarına göre 20-60 dk süresince ilgili noktaya tutunmuş olarak bulunurlar. Kısacası tüm süreç boyunca sadece tutunma anı iğne batması ya da kan verirken uygulanan iğnenin acısı kadar bir acı oluşmaktadır. Sülük Tedavisinde Yan Etkileri Var Mıdır? Hassas cilt yapısı olan olgularda hafif kızarıklık, uygulama noktasında kabuklanma, 12 saate kadar uzayan sızıntı şeklinde kanama çok kısa süreli ilgili bölge lenf bezi büyümesi olabilir. Sülük tedavisini Faydaları Fiziksel ve zihinsel olarak rahatlama, Alzheimer gibi akıl hastalıklarında iyileşme,dolaşımı ve kan akışında rahatlama, enfeksiyonlarda tedavi, ağrıların giderilmesi, cilt sorunlarının tedavisi, beyin hücrelerinin canlanması ve sinir dokusunun iyileşmesi, bacak yaralarını tedavi eder, ciltteki renk değişiklikleri giderilir, sindirim sistemi rahatlar, eklemler güçlenir, göz hastalıkları kulak hastalıkları diş eti hastalıklarında iyileşme, cinsel güç artışı, her iki cinste performans artışı sağlamaktadır.
sülük tedavisinden sonra neden kaşıntı olur